QNB Türkiye ve İKADE iş birliğiyle hayata geçirilen Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam ve Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı’nın ilk buluşması gerçekleştirildi. Pilot aşamada 100 bekar anneye 24 hafta boyunca eğitim, mentorluk, hukuki danışmanlık ve psikososyal destek sunulacak.
QNB Türkiye ve İhracatçı Kadınlar Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam ve Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı’nın ilk buluşması gerçekleştirildi. Pilot aşamada 100 bekar annenin dahil olduğu program, 24 hafta boyunca eğitim, mentorluk, hukuki danışmanlık ve psikososyal destek mekanizmalarıyla kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını destekleyecek.
QNB Türkiye ve İhracatçı Kadınlar Derneği, çocuklarının bakım sorumluluğunu tek başına üstlenen kadınların ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla başlattığı Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam ve Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı kapsamında mentorlar ve katılımcıları ilk kez bir araya getirdi.
Açılış etkinliğinde, 24 hafta boyunca yürütülecek eğitim, mentorluk ve destek mekanizmalarının detayları paylaşıldı. Katılımcılar arasında deneyim paylaşımı ve dayanışma temelli bir topluluğun ilk adımı da bu buluşmayla atıldı.
Pilot programda 100 bekar anne yer alıyor
Programın pilot aşamasına 100 bekar anne dahil edildi. Katılımcılar, dijital pazarlama, e-ticaret, e-ihracat, yapay zeka uygulamaları, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitim alacak.
Program yalnızca mesleki eğitimlerle sınırlı kalmıyor. Katılımcılara birebir mentorluk, hukuki danışmanlık ve psikososyal destek modülleri de sunulacak. Bu kapsam, kadınların iş hayatına dönüş yolculuğunda hem teknik yetkinliklerini hem de sosyal ve duygusal dayanıklılıklarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Program sonunda katılımcıların önemli bir bölümünün yeniden istihdama katılması veya gelir getirici faaliyetlere başlaması amaçlanıyor. Oluşturulacak mezun ağıyla dayanışmanın program sonrasında da sürdürülmesi planlanıyor.
Cenk Akıncılar kapsayıcı fırsatların önemine dikkat çekti
QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar, iş dünyasının kariyer yolculuklarına bakışının değiştiğini belirtti. Akıncılar, kurumların artık değerlendirmelerini yalnızca geçmiş deneyimler üzerinden yapmadığını; öğrenme isteği, değişime uyum yeteneği ve gelecekte ortaya konabilecek potansiyelin de önem kazandığını söyledi.
Kariyer yolculuklarının her zaman doğrusal ilerlemediğini vurgulayan Akıncılar, önemli olanın insanların sahip oldukları potansiyelin doğru fırsatlarla buluşabilmesi olduğunu ifade etti.
QNB Türkiye olarak insanların ekonomik ve sosyal hayata eşit katılımını sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Akıncılar, kadınların ekonomik hayata güçlü katılımının bireyler, aileler, çocuklar ve toplumun bütünü için sürdürülebilir değer yarattığını söyledi.
Kadınların ekonomik güçlenmesi uzun vadeli yatırım olarak görülüyor
Cenk Akıncılar, çoğu zaman fark yaratan unsurun potansiyelin kendisi değil, bu potansiyeli ortaya çıkarabilecek fırsatlara erişim olduğunu vurguladı. Bu nedenle programı kısa süreli bir destek çalışması olarak görmediklerini, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını destekleyen uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Akıncılar’a göre bu dönüşümün yalnızca bireylerin çabasıyla gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Kurumların işe alım süreçlerinden gelişim programlarına kadar daha kapsayıcı fırsatlar ve destek mekanizmaları oluşturması gerekiyor.
Bu yaklaşım, programın yalnızca katılımcı kadınlara yönelik bir eğitim çalışması olmanın ötesinde, iş dünyasının kapsayıcı istihdam sorumluluğuna da işaret ettiğini gösteriyor.
Sevtap Küçük kadınların ekonomik özgürlüğüne vurgu yaptı
İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük, mentorlar ve katılımcıların ilk kez bir araya geldiği buluşmanın program açısından önemli bir eşik olduğunu belirtti.
Küçük, İKADE olarak kadınların üretime, istihdama, girişimciliğe ve ekonomik yaşama katılımını desteklediklerini söyledi. Kadınların ihracatını bir amaç olarak görmekten çok, ekonomik özgürlüğe giden yollardan biri olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Ekonomik olarak güçlenen her kadının yalnızca kendi hayatını değil, çevresindeki hayatları da dönüştürücü bir etkiye sahip olduğunu vurgulayan Küçük, programın daha güçlü bireyler ve daha güçlü bir toplum için önemli bir adım olduğunu belirtti.
Bir anne güçlenirse gelecek değişir
Açılış buluşmasında kadınların ekonomik güçlenmesinin aile ve toplum üzerindeki etkisi de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Sevtap Küçük, bir kadının hayatındaki değişimin yalnızca kendisini etkilemediğini; çocuğunu, ailesini, çevresini ve zaman içinde toplumu dönüştürme gücüne sahip olduğunu ifade etti.
Bu bakış açısıyla program, bekar annelerin yalnızca istihdama katılımını destekleyen bir çalışma olarak konumlanmıyor. Aynı zamanda çocukların geleceğine, ailelerin refahına ve toplumun ekonomik dayanıklılığına katkı sağlayan daha geniş bir sosyal etki alanı yaratmayı hedefliyor.
Kadınların ekonomik güçlenmesi, hane gelirini artırmanın yanında karar alma gücünü, özgüveni, sosyal katılımı ve gelecek planlarını da etkileyen çok boyutlu bir dönüşüm yaratıyor.
Panelde ekonomik bağımsızlık ve dayanışma konuşuldu
Etkinlik kapsamında “Bir Anne Güçlenirse Hayat Nasıl Değişir?” başlıklı bir panel de gerçekleştirildi. Panelde ekonomik bağımsızlığın kadınların ve çocuklarının yaşamları üzerindeki etkileri ele alındı.
Yeniden başlama cesareti, dayanışmanın önemi ve kadınların iş hayatına dönüş süreçlerinde karşılaştıkları deneyimler panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Bu tartışmalar, programın yalnızca teknik beceri kazandırmaya odaklanmadığını; aynı zamanda kadınların özgüvenini, dayanışma ağlarını ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.
Dijital yetkinlikler ekonomik güçlenmenin anahtarı oluyor
Programda dijital pazarlama, e-ticaret, e-ihracat, yapay zeka uygulamaları, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanların seçilmesi, iş gücü piyasasındaki dönüşümü yansıtıyor. Bu yetkinlikler, kadınların hem istihdama dönüş hem de gelir getirici faaliyetlere başlama yolculuğunda önemli fırsatlar sunuyor.
Dijital beceriler, özellikle esnek çalışma modellerine daha uygun alanlar yaratarak bakım sorumluluğu üstlenen kadınlar için yeni kapılar açabiliyor. E-ticaret ve e-ihracat gibi alanlar girişimcilik potansiyelini desteklerken, yapay zeka ve veri analizi gibi başlıklar da yeni nesil iş gücü ihtiyaçlarına uyum açısından önem taşıyor.
QNB Türkiye ve İKADE iş birliğiyle yürütülen program, bu yönüyle kadınların ekonomik güçlenmesini güncel dijital becerilerle bir araya getiren sosyal etki odaklı bir model sunuyor.
QNB Türkiye ve İKADE iş birliğiyle başlatılan program, finans sektörünün sosyal etki alanında üstlenebileceği rol açısından dikkat çekici bir örnek sunuyor. Bekar anneler, bakım sorumluluğunu çoğu zaman tek başına üstlendikleri için istihdama dönüşte zaman, gelir, psikolojik dayanıklılık, hukuki bilgi ve dijital beceri gibi birçok başlıkta desteğe ihtiyaç duyabiliyor. Programın dijital pazarlama, e-ticaret, e-ihracat, yapay zeka, veri analizi ve içerik üretimi gibi güncel yetkinliklere odaklanması bu nedenle önemli. Çünkü ekonomik güçlenme artık yalnızca iş bulma hedefiyle sınırlı kalmıyor; kişinin değişen iş gücü piyasasına uyum sağlayabilmesi, gelir yaratabilecek beceriler kazanması ve destekleyici bir topluluk içinde ilerlemesi gerekiyor. QNB Türkiye’nin kurumsal kapasitesi ile İKADE’nin kadınların üretime ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen saha deneyiminin birleşmesi, programın etkisini güçlendirebilir. Asıl değer ise bu çalışmanın kısa vadeli bir sosyal sorumluluk projesi olarak kalmaması, mezun ağı ve mentorluk yapısıyla uzun vadeli bir ekonomik güçlenme modeline dönüşmesi olacak.
Kaynak: Fintekwins

