1950 yılında kurulan Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Ekonomik Araştırmalar birimi, Teknolojik Dönüşümü Anlamak başlıklı yeni raporunu yayımladı. Rapor, küresel ekonomideki büyüme yavaşlaması karşısında Türkiye’nin teknoloji alanındaki gelişim ihtiyacını ele alıyor; teknoloji ve sanayi politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerken yapay zekanın verimlilik ve istihdam üzerindeki etkilerini de inceliyor.
Çalışmaya göre Türkiye imalat sanayisinde yüksek teknoloji üretimi son yıllarda hızla artsa da toplam üretim içindeki payı hâlâ sınırlı. TSKB Ekonomik Araştırmalar, yüksek teknoloji üretiminin yaygınlaştırılmasının yanı sıra radikal teknolojilerin geliştirilmesi ve yeni teknolojilerin ekonominin geneline yayılmasını sağlayacak politikaların da önem taşıdığını vurguluyor.
Teknolojik Dönüşümü Anlamak Raporu: Yüksek Teknolojinin Payı Yüzde 3,6
Rapora göre 2010-2025 döneminde imalat sanayinde reel üretim yıllık ortalama yüzde 5,5 büyürken, yüksek teknoloji üretimindeki yıllık ortalama artış yüzde 11,5’e ulaştı. Yani yüksek teknoloji üretimi, imalat sanayinin genelinden iki kat daha hızlı büyüdü. OECD sınıflamasında yüksek teknoloji grubu; ilaç, bilgisayar, elektronik ve optik ürünler ile hava ve uzay araçları gibi Ar-Ge yoğunluğu en yüksek sektörleri kapsıyor.
Ancak başlangıç seviyesinin düşük olması nedeniyle bu güçlü büyüme, yapısal tabloyu henüz değiştiremedi. Yüksek teknoloji ürünlerinin toplam üretimden satışlar içindeki payı 2025 yılında yüzde 3,6 seviyesinde kaldı. Raporda, yüksek teknoloji ürün grubundaki dış ticaret açığının da sürdüğüne dikkat çekilerek Türkiye’nin teknoloji açığının devam ettiği belirtiliyor. Bu tablo, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürünlerde hâlâ ihracattan çok ithalata dayandığı anlamına geliyor.
Küresel İstihdamın Beşte Biri Yapay Zekadan Etkilenecek
Raporun öne çıkan başlıklarından biri de yapay zeka ve dijital teknolojilerin hızlı yayılımı. Çalışmaya göre yapay zeka, bilgisayar ve internete kıyasla çok daha hızlı yaygınlaşıyor; model geliştirme, çip üretimi ve veri merkezi altyapılarında ise küresel ölçekte belirgin bir yoğunlaşma yaşanıyor.
Raporda, küresel istihdamın yaklaşık beşte birinin üretken yapay zekadan etkileneceğinin tahmin edildiği aktarılıyor. Üretken yapay zekayla doğrudan örtüşen iş alanlarında kadın çalışanların oranının yüksek olduğu, 22-25 yaş grubundaki genç istihdamında ise düşüş gözlendiği belirtiliyor. Bu nedenle kadınlar ve gençlere yönelik özel destekleyici politikaların önem kazandığı vurgulanıyor.
Stratejik Teknolojilerin Yatırımlardaki Payı Yüzde 44’e Çıktı
Rapora göre yapay zeka, yarı iletkenler, kritik mineraller ve temiz teknolojiler gibi stratejik alanlar, doğrudan yabancı yatırımları giderek daha fazla yönlendiriyor. Bu alanların toplam sıfırdan (greenfield) yatırımlar içindeki payı 2020’de yüzde 16 iken 2025’te yüzde 44’e yükseldi. Sıfırdan yatırım, yabancı yatırımcının mevcut bir şirketi satın almak yerine yeni bir tesis kurarak yaptığı yatırımı ifade ediyor.
TSKB Ekonomik Araştırmalar, bu değişimin teknoloji politikalarının yalnızca üretim kapasitesi açısından değil, uluslararası yatırım hareketleri açısından da daha belirleyici hale geldiğini gösterdiğini belirtiyor. Stratejik teknolojilerdeki payın beş yılda yaklaşık üç katına çıkması, ülkelerin bu alanlarda yatırım çekme rekabetinin de sertleştiğine işaret ediyor.
Teknoloji Difüzyonu Politikaların Merkezinde Olmalı
Raporda, teknolojik dönüşümün verimlilik artışına katkı sağlayabilmesi için yalnızca yeni teknolojilerin geliştirilmesine odaklanmanın yeterli olmadığı, teknoloji difüzyonunu, yani yeni teknolojilerin ekonominin geneline yayılmasını destekleyen politikaların da birlikte ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Teknolojik Dönüşümü Anlamak raporuna göre bu çerçevede yüksek teknoloji üretiminin artırılması, radikal teknolojilerin geliştirilmesi ve mevcut teknolojilerin farklı sektörlere yayılması, birbirini tamamlayan üç politika alanı olarak değerlendiriliyor. Raporun ortaya koyduğu tablo, teknoloji politikalarının artık sanayi, yatırım ve istihdam başlıklarını aynı anda etkileyen daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini gösteriyor; iş gücü politikalarının da bu dönüşüme eşlik etmesi gerekiyor.
TSKB’nin finansal performansına ilişkin son verilere TSKB’nin 2026 ilk yarı finansal sonuçları haberimizden, veri merkezi yatırımlarının finansmanına ilişkin bir örneğe ise Garanti BBVA’dan veri merkezi yatırımına yeşil kredi haberimizden ulaşabilirsiniz.
