Türkiye’nin köklü sucuk markalarından Şahin Sucukları’nı bünyesinde bulunduran Fazlıoğlu Et’te, şirket ortaklarının imzalarının taklit edilerek kredi kullanıldığı ve paraların eski Genel Müdür Ersin Erdoğan’ın şahsi hesabına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma sürüyor. Şirketin Finans Müdürü Hakan Sinangil, Odatv’ye yaptığı açıklamada, ortaya çıkan mali tablonun ayrıntılarını ve şirketin borçları kapatma sürecini anlattı.
Şirket avukatı Mehmet Tav’ın açıkladığı 120 milyon 130 bin TL, Sinangil’in verdiği bilgiye göre 2026 yılında tek bir bankada tespit edilen işlemlerin tutarını ifade ediyor. Ancak incelemelerde 2024 ve 2025 yıllarına uzanan hareketler de ortaya çıktı. Kredilerin kapatılıp yeniden açılması ve birden fazla kez kullanılmasıyla birlikte toplam borç yükünün yaklaşık 450 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi.
Şirketin mali kayıtları 17 Ağustos’ta profesyonel bir ekip tarafından incelenmeye başlandı. Sinangil, eski genel müdürün şirket ortaklarının imzalarını taklit ederek kredi kullandığı ve çekilen paraları aynı bankadaki şahsi hesabına aktardığının tespit edildiğini söyledi.
120 MİLYON TL’LİK İŞLEMİN ARKASINDA NE VAR
Sinangil, kamuoyuna açıklanan 120 milyon 130 bin TL’nin toplam mali yükü göstermediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Avukatımızın kamuoyuna açıkladığı 120 milyon 130 bin TL’lik rakam, sahte imzayla sadece tek bir bankadan çekilen kredi ve işlem boyutudur. Ancak geçmişe dönük yapılan kapatma, yeniden açma ve faiz yükleriyle birlikte operasyonun toplam geçmişi ve karşımıza çıkan toplam borç yapısı 450 milyon TL civarındadır.”
Sinangil’e göre işlemler tek seferde gerçekleşmedi. 2024’te başlayan ve sonraki yıllarda da devam eden süreçte krediler kapatıldı, yeniden açıldı ve tekrar kullanıldı. Bu hareketler, toplam borç tutarının açıklanan 120 milyon 130 bin TL’nin üzerine çıkmasına neden oldu.
ŞİRKETİN KREDİ YAPISINDAN FARKLI İŞLEMLER
Şirketin olağan kredi kullanımının 24 ve 36 ay vadeli, sabit TL faizli krediler üzerinden yürüdüğünü belirten Sinangil, iddialara konu olan işlemlerin ise kısa vadeli ve maliyeti yüksek kredi türleriyle gerçekleştirildiğini söyledi.
Sinangil, işlemlerde BCH rotatif krediler ile Kredili Mevduat Hesabı (KMH) kullanıldığını anlattı. KMH’nin günlük veya gecelik faiz işleyen bir kredi türü olduğunu belirten Sinangil, bu borçlanmaların şirketin normal finansman yapısından farklı olduğunu ifade etti.
Şirketin 21 bankayla çalıştığını söyleyen Sinangil, diğer bankalardaki işlemlerde ortakların doğrudan teyidi ve ıslak imza gibi kontrollerin bulunduğunu, iddialara konu hareketlerin ise ağırlıklı olarak tek bir bankada yoğunlaştığını belirtti.
“GENEL MÜDÜRÜN BORÇLANDIRMA YETKİSİ YOKTU”
Sinangil, Erdoğan’ın şirketi borçlandırmak, kredi kullanmak veya şirket hesabından nakit çekmek için gerekli resmî yetkiye sahip olmadığını söyledi. Üç ortağı bulunan şirkette kredi ve nakit işlemleri için iki ortağın ıslak imzasının gerektiğini belirten Sinangil, buna rağmen ortakların imzalarının taklit edildiğini anlattı.
Erdoğan’ın 2005 yılında şirkette çalışmaya başladığını ve zamanla genel müdürlük görevine yükseldiğini aktaran Sinangil, kendisine uzun yıllar güvenildiğini ifade etti. Sinangil, sahte imzalar ve faks talimatları kullanılarak işlemler yapıldığını, bazı evrakların da imha edildiğini kaydetti.
Bankacılık teamüllerine göre, talimatlı işlemlerde belgede imzası bulunan kişilerden telefon yoluyla talimatın içeriğine ilişkin teyit alınıyor. Bu uygulamayla imza taklidi veya sahte belgelerle işlem yapılması riskinin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Bankalar, talimat teyidiyle işlemi gerçekleştiren kişinin hak sahibi veya yetkili olduğunu doğrulayarak olası hukuki ve maddi sorumluluklara karşı önlem alıyor.
PARALAR AYNI BANKADAKİ ŞAHSİ HESABA AKTARILDI
Sinangil, incelemelerde şirket ortaklarından teyit alınmadan işlem yapıldığını ve çekilen paraların aynı bankadaki eski genel müdürün şahsi hesabına aktarıldığını gördüklerini söyledi.
“Maalesef bir bankada çok sayıda sahte imzayla işlem yapıldığını, herhangi bir şirket ortağından teyit alınmadan, telefon açılmadan, ziyaretine gidilmeden bu paraların nakit çektirildiğini tespit ettik. En çarpıcı tarafı da aynı bankadaki şahsın bireysel hesabına para aktarılması” diyen Sinangil, para hareketlerinin birden fazla kez gerçekleştiğini belirtti.
Şirketin mali kayıtlarını inceleyen ekibin, işlemlerin zaman içindeki seyrini araştırdığını söyleyen Sinangil, ailenin üç üyesinin ciddi sağlık sorunları yaşadığı dönemde para hareketlerinin arttığını fark ettiklerini ve işlemlerin tek seferlik olmadığını, farklı tarihlerde tekrarlanan bir süreç bulunduğunu ifade etti.
ŞİRKET 450 MİLYON TL’LİK BORCU ÖDEDİ
Sinangil, ortaya çıkan kısa vadeli borç yükünün ana para, faiz, masraf ve komisyonlarla birlikte yaklaşık 450 milyon TL’ye ulaştığını belirtti. Şirketin borcu ödememeyi ve hukuki mücadele yürütmeyi tercih edebileceğini ancak ticari sicilini ve itibarını korumak amacıyla borçları kapattığını söyledi.
Sinangil, “Aniden karşımıza çıkan, ana parası, yüksek faizi ve masraflarıyla yaklaşık 450 milyon TL’yi bulan bu kısa vadeli borç yükünü, ortaklarımızın şahsi mal varlıkları ve güçlü özkaynaklarımızla bankaya kuruşu kuruşuna ödeyerek kapattık. Şirketimizin ticari sicilini ve itibarını temerrüde düşürmedik” dedi.
Yaşananların ardından şirketin mali ve finansal kontrol yapısının yeniden düzenlendiğini aktaran Sinangil, incelemelerin de soruşturmayla birlikte sürdüğünü belirtti.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Olayla ilgili soruşturma kapsamında 9 kişi gözaltına alındı. Sinangil’in verdiği bilgiye göre, bu kişilerden 4’ü adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılırken eski Genel Müdür Erdoğan tutuklandı. Sinangil, banka çalışanları hakkında tutuklama kararı bulunmadığını belirtti.
Şirketin 77 bayisi, 66 perakende mağazası ve e-ticaret sitesi bulunduğunu söyleyen Sinangil, markanın Türkiye genelinde yaklaşık 30 bin satış noktasında yer aldığını, çalışanlar ve iş ortaklarıyla birlikte yaklaşık 3 bin kişilik bir yapı olduklarını ifade etti.
Soruşturma devam ederken iddialara ilişkin nihai yargı kararı verilmiş değil.
Kaynak: Oda TV
