Finansal İstikrar Kurulu (FSB), büyük bir bankanın batması halinde devreye girecek acil finansman mekanizmalarının çoğu ülkede yetersiz olduğu uyarısında bulundu. Kurulun 9 Ekim 2026’da yayımladığı ve 19 ülke ile bölgeyi kapsayan incelemede yalnızca ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong standartlara tam uyumlu bulundu.
Finansal İstikrar Kurulu neyi inceledi?
Finansal İstikrar Kurulu, küresel finans sistemindeki riskleri izleyen ve standart belirleyen uluslararası bir kuruluş. İnceleme, sistemik öneme sahip bir bankanın yeniden yapılandırılması veya kontrollü biçimde tasfiyesi sırasında kullanılacak kamu destekli geçici finansman mekanizmalarına odaklandı. Bankaların genel sermaye ve likidite sağlamlığı değil, kriz anında kamu otoritelerinin ne kadar hızlı ve ne ölçüde likidite sağlayabileceği değerlendirildi.
İnceleme hangi sonuçlara ulaştı?
- Tam uyumlu: ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong.
- Uyumsuz: Reuters’ın aktardığına göre Hindistan ve Arjantin.
- Önemli ölçüde uyumsuz: AB bankacılık birliği ve İsviçre’nin de aralarında bulunduğu birkaç ülke ve bölge.
- Genel tablo: İncelenen ülkelerin yarısından azında finansman düzenlemeleri açıkça tanımlanmış, yeterince büyük ve hızla devreye alınabilir durumda.
Eksiklikler; mekanizmaların tasarımı, hukuki dayanağı, uygulanma hızı ve yeterli miktarda likidite sağlama kapasitesinde toplanıyor. Tam uyum notu, bu dört merkezin her türlü banka krizine karşı güvencede olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca incelenen mekanizmanın standartlara uygunluğunu gösteriyor.
Bu konu neden gündeme geldi?
Çalışma, 2023’te ABD’de bölgesel bankaların iflası ve Credit Suisse’in UBS tarafından devralınmasının ardından başlatıldı. O olaylar, dijital bankacılık çağında mevduatın çok kısa sürede çekilebildiğini ve sermaye açısından kurtarılabilir bir bankanın bile yeterli nakde ulaşamazsa faaliyetini sürdüremeyebileceğini göstermişti. FSB bu nedenle zarar karşılama kapasitesi ile günlük ödemeleri sürdürmek için gereken likiditeyi ayrı ele alıyor.
Finansal İstikrar Kurulu ne öneriyor?
Raporda altı tavsiye yer alıyor. Yetkililerin bir banka iflasında hangi geçici kamu finansmanının kullanılabileceğini önceden belirlemesi, desteğin açık bir hukuki dayanağa oturtulması ve doğabilecek zararların geri alınmasını sağlayacak yetkilerin bulunması isteniyor. Kamu desteğinin, bankanın kendi kaynakları ve piyasadan sağlayabileceği finansman tükendiğinde son çare olarak kullanılması öngörülüyor. İncelemenin başkanlığını yapan İspanya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Soledad Núñez, güvenilir bir kamu finansman mekanizmasına sahip olmanın şart olduğunu vurguladı.
Türkiye açısından ne anlama geliyor?
Haberlerde Türkiye’nin incelemede hangi notu aldığına dair bir bilgi yer almıyor. Raporun konusu bankaların mali sağlığı olmadığı için, bu bulgulardan Türk bankalarının durumu hakkında bir sonuç çıkarılamıyor. Dolaylı etki ise küresel bağlantılardan geliyor: büyük bir uluslararası bankada yaşanacak likidite sorunu, dış borçlanma maliyetleri ve ticaret finansmanı üzerinden Türkiye’deki banka ve şirketleri de etkileyebilir. Sektörün güncel görünümü için BBVA Research’ün Türk bankacılık sektörü raporuna bakılabilir.
