Küresel piyasalarda faiz indirimi beklentisi yerini Fed faiz artışı beklentisine bırakıyor. Goldman Sachs ve JPMorgan, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 15-16 Eylül’de yapacağı toplantıda politika faizini 25 baz puan artıracağını öngörmeye başladı. Bu beklenti değişikliğiyle birlikte ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin faizi, yaklaşık üç yıl sonra ilk kez yüzde 5 seviyesinin üzerine çıktı.
Tetikleyici, cuma günü açıklanan ABD ağustos ayı tüketici enflasyonu verisi oldu. Verinin beklenenden hızlı gelmesi, Fed’in faiz indirimine değil artışına gideceği yönündeki piyasa fiyatlamasını güçlendirdi. Mischler Financial Genel Müdürü Tom di Galoma, enflasyon verisinin tahvil piyasası için “bardağı taşıran son damla” olabileceğini belirtti.
Goldman Sachs ve JPMorgan Tahminini Değiştirdi
İki kuruluş da eylül toplantısı için görüş değiştirdi:
- JPMorgan: Daha önce sadece aralık ayında 25 baz puanlık artış bekliyordu; şimdi hem eylül hem aralıkta 25’er baz puanlık artış öngörüyor.
- Goldman Sachs: Eylül toplantısında faizin sabit kalacağını tahmin ediyordu; şimdi 25 baz puanlık artış bekliyor.
JPMorgan ABD Başekonomisti Michael Feroli, çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunun yıl boyunca yüzde 3 seviyesinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek, Fed’in yüzde 2’lik hedefine ulaşmada sınırlı ilerleme kaydettiğini vurguladı. Feroli, enflasyonun yüksek kalması halinde Fed’in aralık toplantısını beklemeden eylülde harekete geçebileceğini söyledi. Goldman Sachs’tan yapılan açıklamada ise görüş değişikliğinin ekonomik görünümdeki bir bozulmadan değil, finansal piyasalardaki fiyatlamalardan kaynaklandığı; yatırımcıların önemli bir kısmının zaten Fed’den artış beklediği belirtildi.
Beyaz Saray tarafında ise farklı bir ton var. Ekonomi Danışmanı Kevin Hassett, Başkan Donald Trump adına faiz artırılması için herhangi bir gerekçe görmediklerini açıkladı ve seçim öncesi dönemde Fed’in politika değiştirmemesinin önemine dikkat çekti. Hassett, Trump’ın Fed Başkanı’nın bağımsızlığına saygı gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Fed Faiz Artışı Beklentisinin Diğer Nedenleri
Tahvil getirilerini yukarı çeken tek etken enflasyon verisi değil. Kamu ve şirket borçlanmalarındaki artış, güçlü ekonomik büyüme görünümü ve ABD’nin uzun vadeli mali yapısına ilişkin endişeler de getiriler üzerinde baskı oluşturuyor. Piyasalar şimdi yüzde 5 seviyesinin kalıcı olup olmayacağını yakından takip ediyor; Fed’in eylül toplantısında vereceği karar ve enflasyona ilişkin mesajlar, tahvil faizlerinin bundan sonraki yönünü belirleyecek.
Altında Sert Düşüş, UBS Uzun Vadeli Hedefini Koruyor
Faiz artışı beklentisinin en hızlı yansıdığı piyasalardan biri altın oldu. Ons altın günü yüzde 1,67 düşüşle 4.275,79 dolardan tamamlarken, gram altın yüzde 1,37 gerileyerek 6.692 liraya indi. Faiz getirisi olmayan altın, faizlerin yükseleceği beklentisiyle yatırımcı gözünde değer kaybediyor.
Buna karşın UBS, kısa vadeli düşüşe rağmen uzun vadeli görüşünü değiştirmedi; banka, eylül 2027 için ons altında 5.400 dolar hedefini korudu.
