1. Ana Sayfa
  2. Akbank
  3. Türkiye’deki bankaların kredi – mevduat oranları

Türkiye’deki bankaların kredi – mevduat oranları

kredi-mevduat

Son günlerde bankacılıkta karşımıza çıkan en önemli konulardan biri de, bankaların kullandırdıkları kredilerin topladıkları mevduata olan oranıdır.

Kredi-mevduat oranı (KMO), bankaların yapısal likidite durumunu ölçmek amacıyla takip edilen temel göstergelerden birisi. KMO bankaların bilançolarındaki en önemli varlık kalemi olan kredilerin, temel istikrarlı fonlama kaynağı olan mevduat ile ne ölçüde karşılanabildiğini gösterir. Bu çerçevede, daha düşük KMO’ya sahip bir bankanın likidite stresi yaşama ihtimalinin de daha sınırlı olduğu değerlendirilir. KMO için genel kabul görmüş ideal bir seviye bulunmamakta olup, bu oranın ülkeden ülkeye önemli farklılıklar sergilediği gözleniyor.

Kredi / Mevduat oranı neden önem arz eder?

Aynı zamanda bu oran için ideal bir seviye var mıdır? Öncelikle bu konuda şunu söylemekte fayda var. Bankaların temel kaynağı mevduat, temel varlığı da kredilerdir. Yani bankalar topladıkları mevduatı krediye dönüştüren kuruluşlardır. Bu oranın %100’ün üzerinde çıkması bankaların topladıkları mevduattan daha fazla tutarlarda kredi kullandırdıkları anlamına gelir.

Kredi / Mevduat oranının %100’ü aşmaması gerektiği yönünde genel bir kabul vardır. Şüphesiz bankaların mevduat dışında da fon kaynakları bulunmaktadır. Ama benzer şekilde bankalar kredilerden başka varlıklara da, başta menkul kıymetler olmak üzere, yatırım yaparlar. Bu yüzden kullandırılan kredi miktarının toplanan mevduatı aşması pek arzu edilmez. KMO gelişmiş ülkelerde % 77, gelişmekte olan ülkelerde % 96’dır. KMO % 100’ü aştığı takdirde bankalar yeni kredi kullandırmada zorlanmaktadırlar.

Yorum Yap

Yorum Yap