Fon skandalında yeni bir boyut gündeme geldi. Haber Hürriyeti’nden Ercan İnan’ın haberine göre, Tera Yatırım Bankası‘nın yasal limitlerinin çok üzerinde kullandırdığı krediler nedeniyle Hazine’ye yaklaşık 600 milyon dolar, yani 30 milyar liralık bir yük binebilir. Habere göre devlet, tasfiye sürecinde alacaklı olarak havuza dahil olabilir.
Haberde, fonlarını şişirerek yatırımcıları yanıltan ve likiditesi olmayan hisse senetlerini satamadığı için temerrüde düşen Tera’nın, süreç boyunca SPK ve BDDK gibi denetim kurumlarının yasaklarını kolaylıkla aştığı ileri sürülüyor.
Tera Yatırım Bankası 2023’te kuruldu
Tera Yatırım Bankası, faaliyet izinlerini 2023 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan BDDK kararına göre 300 milyon lira sermayeyle kurulan kalkınma ve yatırım bankasının ortakları Emre Tezmen, Oğuz Tezmen, Gül Ayşe Çolak, Fatma Nurcan Taşdelenler ve Arena Finans Faktoring AŞ olarak belirlenmişti.
Habere göre Tera, fonlarını TEFAS‘a gerekli izinleri almadan açmış ve bu nedenle ancak 11 ay 10 gün sonra Sermaye Piyasası Kurulu’ndan yaklaşık 4,4 milyon liralık bir idari para cezası almıştı. İnan, grubun yatırım bankası kredileriyle de BDDK denetimini atlattığını yazdı.
Yasal sınırın 9 katı kredi iddiası
16 Eylül sonrasında oluşan temerrüt ve yöneticilerin tutuklanmasının ardından yapılan incelemelerde, bankanın skandaldaki rolü de ortaya çıktı. Haberde aktarılan belirlemelere göre Tera Yatırım Bankası’nın kullandırdığı kredilerle fonlara doldurulan hisse senetleri satın alınıyor ve bu yolla yapay fiyat oluşumuna destek veriliyordu.
Usulsüzlüğün asıl boyutu ise kredilerin büyüklüğünde. Habere göre banka, kendisine tanınan yasal sınırın yaklaşık 9 katına denk gelen 600 milyon dolar kredi dağıttı. Bu kredileri kullananların fon satın aldığı, böylece fonların kendi kendini şişirdiği bir saadet zinciri kurulduğu ileri sürülüyor.
Kredilerin teminatı eridi, zarar devlete kalabilir
İnan’ın haberine göre bu kredilerin teminatları artık büyük ölçüde değerini yitirmiş durumda ve bankanın kredileri geri toplaması mümkün görünmüyor. Bu nedenle yaklaşık 30 milyar liralık kredi riskinin kamunun üzerinde kaldığı belirtiliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konulurken Tera Yatırım Bankası’na da el konulmuştu. Aktif ve pasifleriyle birlikte devletin kontrolüne geçen bankada oluşan zararın da artık devlete ait olduğu vurgulanıyor. Haberde, yasal yetkisinin 9 katı kredi verebilen bankanın bu süreçte neden denetlenmediği ve faturayı kimin ödeyeceği sorusu da gündeme getiriliyor.
Tera grubu, sermaye piyasası tarafında da yaptırımlarla karşı karşıya. SPK kısa süre önce Tera Holding (TRHOL) işlemleri nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş, Tera Yatırım ve Tera Portföy’e 2 yıl işlem yasağı getirmişti.
455 bin yatırımcının alacağı azalabilir
Habere göre kredilerin teminatlarından geri dönüşün ya çok sınırlı olması ya da hiç olmaması bekleniyor ve yükün Hazine’nin sırtına binmesi muhtemel görünüyor. Bu durumda fonlarda parası kalan yatırımcıların yanı sıra devlet de en büyük alacaklılardan biri haline gelecek.
Yasa gereği devlet alacaklarının öncelikli olduğuna dikkat çeken İnan, devletin bu zararı üstlenmeyip tasfiye havuzundan geri almak istemesi halinde, SPK’nın açıkladığı 455 bin 758 tekil yatırımcıya yapılacak ödemelerin daha da azalabileceğini yazdı.
