Son günlerde bazı yatırım fonlarına ilişkin gelişmelerle birlikte piyasalarda en çok konuşulan kavramlardan biri temerrüt oldu. Peki temerrüt tam olarak ne anlama geliyor, hangi durumlar temerrüde yol açıyor ve bir borcun temerrüde düşmesi taraflar açısından ne gibi sonuçlar doğuruyor? İşte merak edilenler.
Temerrüt Nedir?
Temerrüt, bir borçlunun üzerine düşen ödeme veya ifa yükümlülüğünü sözleşmede belirlenen vadede ya da kanunun öngördüğü sürede yerine getirmemesi durumudur. Basitçe ifade etmek gerekirse, ödenmesi ya da yapılması gereken bir yükümlülük zamanında yerine getirilmediğinde borçlu temerrüde düşmüş sayılır. Türk Borçlar Kanunu’na göre borçlunun temerrüde düşmesi için genellikle borcun muaccel olması, yani vadesinin gelmiş olması ve alacaklının borçluya bir ihtarda bulunması gerekir; ancak vadesi sözleşmeyle açıkça belirlenmiş borçlarda ayrıca ihtara gerek kalmadan vade tarihi geçtiğinde temerrüt kendiliğinden oluşabilir.
Temerrüde Yol Açan Durumlar Nelerdir?
Temerrüt, para borçlarından mal veya hizmet teslim yükümlülüklerine kadar pek çok farklı alanda ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan temerrüt türleri arasında kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi, şirketlerin ihraç ettiği tahvillerin anapara veya faiz ödemelerinin aksatılması, yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerini zamanında yapamaması, kiracının kirayı ödememesi ve alıcı veya satıcının ticari sözleşmedeki teslim veya ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sayılabilir. Temerrüdün temelinde genellikle likidite sıkıntısı, nakit akışındaki bozulma, piyasa koşullarındaki ani değişim veya yükümlülüğü yerine getirmeye yönelik isteksizlik yatıyor.
Temerrüt Olunca Ne Olur?
Bir borç temerrüde düştüğünde alacaklının kanundan doğan çeşitli hakları devreye girer. Öncelikle alacaklı, gecikilen süre için temerrüt faizi talep edebilir; para borçlarında bu oran sözleşmede belirlenmemişse kanuni temerrüt faizi oranı uygulanır. Alacaklı, sözleşmeyi feshetme, ifadan vazgeçerek zararının tazminini talep etme veya borcun aynen ifasını mahkeme yoluyla isteme gibi seçeneklere de sahip olabilir. Kurumsal ve finansal alandaki temerrütlerde ayrıca kredi notunun düşürülmesi, ilgili şirket veya kuruluşun piyasalardaki güvenilirliğinin zedelenmesi ve düzenleyici kurumların devreye girerek denetim ve tedbir süreçlerini başlatması gündeme gelebilir.
Yatırım Fonlarında Temerrüt Ne Anlama Geliyor?
Yatırım fonlarında temerrüt, yatırımcıların fondan çıkmak için yaptıkları katılma payı iade taleplerinin, fon yönetim şirketi tarafından sözleşmede veya izahnamede belirtilen süre içinde ödenememesi durumunu ifade ediyor. Bu genellikle fonun elinde tuttuğu varlıkların, özellikle likit olmayan varlıkların, kısa sürede nakde çevrilememesinden ya da fona aynı anda çok sayıda çıkış talebi gelmesinden kaynaklanıyor. Böyle bir durumda Sermaye Piyasası Kurulu, fonun katılım payı alım satımını geçici olarak durdurma, yatırımcı çıkışlarına kısıtlama getirme veya fon yöneticisine ek likidite önlemleri alma yükümlülüğü getirme gibi tedbirler uygulayabiliyor.
Kredi ve Tahvillerde Temerrüt
Bankacılık sektöründe bir kredi borcunun taksitlerinin ödenmemesi durumunda, bankalar belirli bir gecikme süresinin ardından genellikle 90 gün krediyi takipteki kredi olarak sınıflandırır ve tahsilat sürecini başlatır. Şirket tahvillerinde ise ihraççı firmanın anapara veya kupon ödemesini vadesinde yapamaması tahvil temerrüdü olarak adlandırılır ve bu durum genellikle kredi derecelendirme kuruluşları tarafından ilgili şirketin notunun düşürülmesiyle sonuçlanır. Her iki durumda da temerrüt, alacaklıların hukuki takip sürecini başlatabileceği bir eşik olarak kabul edilir.
Temerrüt ile İflas Arasındaki Fark
Temerrüt ve iflas sıkça birbirine karıştırılsa da farklı kavramlardır. Temerrüt, bir borcun belirli bir vadede ödenememesi anlamına gelirken, tek başına borçlunun tüm mal varlığının yetersiz olduğu anlamına gelmez; borç gecikmeli de olsa ödenebilir ya da yeniden yapılandırılabilir. İflas ise borçlunun tüm mal varlığıyla borçlarını karşılayamaz duruma gelmesi ve bu durumun mahkeme kararıyla tespit edilmesi sonucunda ortaya çıkan, çok daha ağır sonuçlar doğuran hukuki bir süreçtir. Bir başka deyişle her temerrüt iflasla sonuçlanmaz; çoğu temerrüt, likidite yönetimi, yeniden yapılandırma veya ek finansman sağlanması yoluyla çözüme kavuşturulabilir.
