Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in sorularını yanıtlamak üzere Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında kritik açıklamalarda bulundu. Dezenflasyon sürecinin başarıyla sürdüğünü ancak küresel ve yerel faktörler nedeniyle istenen hızda ilerlemediğini belirten Bakan Şimşek, jeopolitik risklerin enflasyona etkisinden OVP hedeflerine, döviz kurlarından reel sektöre kadar pek çok önemli başlığı değerlendirdi.
Dezenflasyon Süreci ve Jeopolitik Şokların Etkisi
Büyük resme bakıldığında üç yıldır kararlı bir politika çerçevesinin korunduğunu vurgulayan Şimşek, temel hedeflerinin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin arzu edilen hızda gerçekleşmediğini ifade etti. Bu yavaşlamanın arkasında birçok iç ve dış etkenin bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, en önemli dış şoklardan birinin savaşlar olduğunu belirtti.
Bakan Şimşek, çarpıcı değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu sene savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu. Savaş sadece petrol ve doğalgaz üzerinden etkilemiyor; bütün emtia fiyatlarında artış var. Bu artış enflasyonu olumsuz etkiliyor. Bizde enflasyon yüksek olduğu için görece olarak daha fazla hissediliyor.”
Eğer bu dış şoklar yaşanmasaydı yıl sonunun yüzde 20-22 civarında tamamlanabileceğini belirten Şimşek, başlangıçta öngörülen zaman çizelgesinin bir miktar uzayabileceğini ancak seçim sürecinde dahi dezenflasyondan kesinlikle vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
OVP Hedefleri ve Bütçe Disiplininde Üstün Performans
Orta Vadeli Program’ın (OVP) iki temel fonksiyonu bulunduğunu belirten Şimşek; birincisinin politika taahhüdü ve bütçe boyutuyla bağlayıcılık, ikincisinin ise özel sektör açısından yol haritası olduğunu söyledi.
- Bütçe Açığı Başarısı: Bütçe açığının milli gelire oranında hedeflenenden çok daha iyi bir performans sergilendiğini belirten Bakan, 2026 yılında eşel mobil uygulandığını ve ciddi bir gelirden feragat edildiğini hatırlattı. Buna rağmen yüzde 3,5 hedef karşısında yüzde 3,1’lik bir performans öngörüldüğünü kaydetti.
- Büyüme ve Dış Dengeler: Dışarıdaki şoklara rağmen büyümenin yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşeceğini, cari açıkta da belirgin bir iyileşme sağlandığını dile getirdi. Kur korumalı mevduattan (KKM) başarıyla çıkıldığını ve rezervlerin artık bir sorun olmaktan çıktığını ifade etti.
Enflasyonda Atalet ve Kur Politikaları
Enflasyonda modelin öngördüğünden daha fazla atalet bulunduğunu belirten Şimşek, bunun temel sebebinin geçmişe endeksleme mekanizmalarının güçlü olması olduğunu söyledi. Kirada, eğitimde ve ücretlerdeki endekslemelerin süreci zorlaştırdığını belirten Bakan, kur tarafında ise yüzde 30-40’lık bir geçişkenlik olduğunu kaydetti.
Kur rejimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Türkiye’de ideal olanın dalgalı kur rejimi olduğunu ancak tek yönlü bir piyasa baskısı varsa yönetilen bir kur rejiminin devreye girdiğini belirtti. Enflasyon kalıcı olarak tek haneli rakamlara gerilediğinde esnek kur rejiminin yeniden tartışılabileceğini ifade etti.
Reel Sektör ve Enerji Desteği
Hayat pahalılığının hükümetin en büyük önceliği olduğunun altını çizen Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon oranında artırılacağını yineledi. Reel sektörün finansmana erişimi ve rekabet gücünü çok önemserdiklerini belirten Bakan Şimşek, Türkiye’nin enerji maliyetlerinde rakiplerine kıyasla avantajlı olduğunu ve hammadde temininde herhangi bir sorun yaşanmadığını sözlerine ekledi.
Kaynak: Bloomberg HT
