Türk bankacılık sektörünün lider kurumlarından Garanti BBVA’nın CEO’su Mahmut Akten, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in sorularını yanıtlayarak sermaye piyasalarındaki son gelişmeleri, fon piyasasında yaşanan dalgalanmaları ve Merkez Bankası’nın faiz politikalarını değerlendirdi.
Akten, kriz döneminde regülatörlerin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) zamanında müdahaleleri sayesinde sistemik riskin önüne geçildiğini vurguladı.
Garanti BBVA CEO’su Mahmut Akten:”SPK ve TCMB’nin Aksiyonları Sistemik Riski Engelledi”
Son dönemde sermaye piyasalarının gündemini meşgul eden fon krizine dair net mesajlar veren Mahmut Akten, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve TCMB’nin attığı adımların kritik önemde olduğunu belirtti.
SPK’nın 7 kurumla ilgili aldığı kararları ve kurumsal yönetim adımlarını değerlendiren Akten şu ifadeleri kullandı:
“Yakın vadede SPK’nın yayınladığı bazı değişiklikler vardı. Bu aslında kurumsal yönetim anlamında yapılan değişikliklerdi. Yedi kurumla ilgili aksiyon alındı ve orası karantina altına alınmış oldu. Ama sektörün kalanında hala çok sağlıklı bir fon yönetimi süreci var. Orta ve uzun vadede bu değişimler sağlıklı yapıyı oluşturmak anlamında önemli.
Fon piyasası, hisse senedi piyasası ülkenin finansal yönetimi ve çeşitlilik anlamında çok değerli. O açıdan iyi bir dönüşüm oluyor. Kriz yönetimi anlamında TCMB başta olmak üzere kurumların aldığı aksiyonlar var. TCMB çok hızlı bir şekilde bono alım sürecini hızlandırdı. Merkez Bankalarının hızlı aksiyon alması önemli. Biz de bu anlamda daha tecrübeliyiz. Sıkıntı olduğunda yine çok hızlı aksiyon alındı, ben bu aksiyonları başarılı buluyorum.”
Mahmut Akten: “Yıl Sonuna Kadar En Az 100 Baz Puan Faiz İndirimi Bekliyoruz”
Enflasyon ve faiz patikasına ilişkin öngörülerini de paylaşan Garanti BBVA CEO’su Mahmut Akten, enflasyonda daha kontrollü bir döneme girildiğini belirtti. Küresel risklerin ve petrol fiyatlarının piyasalar üzerindeki baskısına dikkat çeken Akten, yılın geri kalanı ve gelecek yıl için şu değerlendirmeyi yaptı:
“Enflasyon anlamında daha kontrollü bir ortamdayız. Enflasyon aşağı geliyor ama çok hızlı gelmiyor. Petrolün çok artmasının negatif etkilerini görüyoruz. Dünyada tarifelerin artmasının etkilerini görüyoruz. Repo faizinin aşağı gelmesiyle beraber marjlarda bir rahatlama oldu. Aktifteki bozulma bankaların marjlarını yiyen bir kalem, üçüncü ve dördüncü çeyrekte daha fazla göreceğiz. Çünkü yüksek faiz ortamı ve jeopolitik riskler Türk ekonomisini etkiliyor.
Biz sene sonuna doğru faizin en az 100 baz puan daha aşağı geleceğini öngörüyoruz ama gelecek senenin de kolay olmayacağını düşünüyoruz.”
