Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarıdır. Buna kabaca toplam ihracat ile toplam ithalat arasındaki fark da diyebiliriz. İthalat kalemleri arasında pek çok ürün ve hizmet olmakla birlikte Türkiye açısından en yüklü kalem enerji ithalatı.
Aşağıdaki tablo Nisan 2023 itibariyle Türkiye’nin ithalatı, ihracatı ve bunlar arasındaki farkı gösteriyor. Görüldüğü üzere ülkemizde 2023 yılının ilk 4 ayında toplamda 80,8 milyar USD ihracat 124,4 milyar USD ithalat yapılmış olup dış ticaret açığı 43,5 milyar USD seviyesine ulaşmıştır.
| Milyon $ | Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Kümüle |
| İhracat | 19.351 | 18.612 | 23.595 | 19.315 | 80.873 |
| İthalat | 33.606 | 30.708 | 31.936 | 28.162 | 124.412 |
| Fark | -14.255 | -12.096 | -8.341 | -8.847 | -43.539 |
İthalat rakamının içinde enerji her zaman önemli bir paya sahip ve dış ticaret açığına negatif bir etkisi var. Ancak son dönemde dış ticaret açığına olumsuz tesir eden başka dikkat çekici bir konu daha oluştu.
O da 2023’ün ilk 4 ayı verilerine göre 13 milyar USD mertebesine ulaşan parasal olmayan altın ithalatı. Parasal altın TCMB nezdinde tutulan altın rezervini ifade ederken parasal olmayan altın ithalatı ise bunun dışındaki tüm altın ithalatını ifade ediyor.
Türkiye’nin 2023 yılının ilk 4 ayında yaptığı toplam 124,4 milyar USD ithalatın %10’undan fazlası altın alımına harcanmış. Yapılan altın ithalatı geçmiş yıllarla kıyaslandığında oldukça artmış. Türkiye’nin 2023 yılının ilk 3 ayında talep ettiği altın miktarı 2022 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında %32’lik bir artış göstermiş.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre tüm dünyada küresel ölçekte 2023 yılının ilk 3 ayında 302 ton altın talebi oluşurken Türkiye’nin külçe ve sikke formundaki altın talebi uzun yıllardan sonra ilk kez 50 ton seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yani tüm dünya yılın ilk 3 ayında 302 ton altın talep ederken Türkiye tek başına küresel altın talebinin altıda birini gerçekleştirmiş. (Kaynak: https://www.bloomberght.com/dunya-altin-konseyi-turkiye-nin-altin-talebi-olaganustu-seviyelerde-2330975)
Peki bu kadar altın nereye gidiyor ve neden altın talep ediliyor?
Sizler de son zamanlarda akrabalarınızın, komşularınızın, arkadaşlarınızın, eşinizin dostunuzun çok daha fazla şekilde altın alma eğiliminde olduğunu gözlemlemiş ya da duymuşsunuzdur.
TL’ye duyulan güven eksikliği bireyleri altına yönlendiriyor. Bireyler gerek tasarruflarını değerlendirerek gerek kredili mevduat hesabını kullanarak, gerek kredi kartından nakit avans çekerek, gerek tüketici kredisi kullanarak bütçesine göre çeyrek altın, cumhuriyet altını, gram altın gibi sikke altın formunda altın talep ediyor. Düzenleyici kurumlar ise bu talebin önüne geçebilmek için önlem almaya çalışıyor. 2023 yılının mart ayında 70.000 TL üzerinde kullandırılan ihtiyaç kredileri için bankalara menkul kıymet alma zorunluluğu getirildi. Aynı dönemlerde altın ithalatına ilişkin sınırlayıcı düzenlemeler yapıldı. Hatırlayacaksınız bundan bir hafta kadar önce TCMB kredili mevduat hesapları ve kredi kartından nakit avans çekimini frenleyebilmek için bir takım yasal düzenlemeler yaptıysa da gelen tepkiler üzerine kararından geri dönmek zorunda kaldı. Bunlar talebi azaltabilmek için alınan bazı önlemler olarak değerlendirilebilir.
Aşağıdaki tablo 2019 yılbaşından Mayıs 2023 tarihine kadar olan dönemdeki TCMB’nin altın ithalatı (siyah çizgi) ile darphane tarafından üretilen sikke altın miktarı (mavi çizgi) arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Altın ithalatı ile sikke altın arasındaki fark ise külçe altın olarak değerlendirilebilir.

Kaynak: TCMB EDVS Altın ithalatı ve cumhuriyet altını üretimi
Öte yandan hesaplarında döviz tutan firmalara kredi kullanımı konusunda getirilen sınırlamalar nedeniyle şirketler hesabında döviz tutup sorun yaşamak yerine külçe altın almayı tercih etmeye başladılar. Bu nedenle şirketler tarafından da külçe altın talebi oluştuğunu gözlemliyoruz. Yani talebin tek kaynağı bireyler değil aynı zamanda şirketler tarafı.
Fiziki altın ise hepimizin bildiği üzere kasada ya da evlerde muhafaza ediliyor.
Bu durum ise ekonomiye katkı sağlayabilecek bir kaynağın yastık altına kayması anlamına geliyor. Ekonomik belirsizlikler ortadan kaldırıldığında, istikrarlı bir ekonomik program uygulandığında ve TL’ne güven arttığında altın talebinin de azalacağını söylemek mümkün.
Azalacak altın talebi dış ticaret açığının azalmasına da önemli bir katkı sağlayacaktır.


