Türkiye’nin faaliyet gösteren yabancı sermayeli bankalardan biri, çalışanlarına gönderdiği “Gönüllü Ayrılık Programı” duyurusuyla sektörde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. “Organizasyonel dönüşüm” gerekçesiyle başlatılan program, ayrılmak isteyenlere 3 brüt maaş ek destek vaat ediyor.
Bankacılık sektörü, 2026 yılına hızlı bir değişim ve beraberinde getirdiği belirsizliklerle girdi. Bir bankanın çalışanlarına gönderdiği son e-posta, sektördeki “küçülme” veya “yeniden yapılanma” sinyallerini net bir şekilde ortaya koydu. “Gönüllü Ayrılık Programı” adı altında duyurulan süreç, kariyerine başka bir yön vermek isteyen çalışanlara “finansal geçiş desteği” sunuyor.
3 Brüt Maaşla “Karşılıklı Anlaşma”
Banka yönetiminden gelen mesajda, programın tamamen bireysel tercihe dayalı olduğu vurgulanırken, ayrılmayı tercih edenlere yasal tazminatlarının yanı sıra 3 brüt maaş tutarında ek bir ödeme yapılacağı belirtildi. Ancak bu ödemenin alınabilmesi için çalışanların “Karşılıklı Anlaşma Protokolü” imzalaması şart koşuluyor.
“İş Sürekliliği” Filtresi
Haberin en dikkat çekici noktalarından biri ise her başvuranın programdan yararlanamayacak olması. Gelen talepler; İnsan Kaynakları, Kıdemli Yönetici Direktörler ve Genel Müdür Yardımcıları tarafından “iş sürekliliği” kapsamında değerlendirilecek. Bu durum, bankanın gitmesini istediği personel ile kalmasını istediği personel arasında bir eleme yapacağı şeklinde yorumlanıyor.
Takvim İşliyor: Ödemeler 30 Ocak’ta
Duyuruya göre programın takvimi oldukça sıkışık:
- Son Başvuru: 16 Ocak 2026
- Protokol İmzaları: 22–27 Ocak 2026
- Ödeme Tarihi: 30 Ocak 2026
Dönüşüm mü, Tasfiye mi?
Bankanın “gelecek vizyonu” olarak tanımladığı bu hamle, çalışanlar arasında bankanın doğrudan işten çıkarma yerine, hukuki riskleri minimize eden “ikale” (karşılıklı anlaşma) yöntemini seçerek kadroları daralttığını savunuyor.
Sektör temsilcileri, teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme ile birlikte bankaların benzer “gönüllü veda” paketlerini önümüzdeki dönemde daha sık gündeme getirebileceğini öngörüyor.

