Prof. Dr. Şenol Babuşcu Fon Krizi Öncesinde Ne Demişti? Serbest Fonlara Dair 5 Uyarı

Prof. Dr. Şenol Babuşcu Fon Krizi Öncesinde Ne Demişti? Serbest Fonlara Dair 5 Uyarı

0
Banka Dünyası'nı Google'da tercih edilen kaynağınız yapın!

Prof. Dr. Şenol Babuşcu, fon krizi patlak vermeden yaklaşık 11 ay önce serbest fonlardaki risklere sosyal medya hesabından art arda dikkat çekmişti. Babuşcu’nun Ekim-Kasım 2025’te X (Twitter) hesabında yaptığı beş paylaşım; ani değer kayıplarını, denetim eksikliğini ve beklenen düzenlemelerin gecikmesini konu alıyordu.

Şenol Babuşcu fon krizi öncesinde hangi uyarıları yaptı?

Paylaşımlar tarih sırasıyla şöyle:

  • 21 Ekim 2025 – “Sınırsız serbestlik” tartışması: Babuşcu, TEFAS verilerine dayanarak 30 Eylül-16 Ekim arasında Pusula Portföy Doğu Hisse Senedi Serbest Fon’un yüzde 61,28, Pardus Portföy Sanayi Dışı Şirketler Hisse Senedi Serbest Fon’un yüzde 53,54 değer kaybettiğini yazdı. “16 günde yarıdan fazla değer kaybı, yönetim ilkeleri açısından sorgulanır” diyen Babuşcu, “‘Serbest’ kavramı, keyfî risk alma yetkisi değil” ifadesini kullandı ve yatırımcı koruması ile risk yönetimi sınırlarının yeniden tartışılmasını istedi.
  • 6 Kasım 2025 – “Serbest fonlar alarm veriyor”: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ndeki “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” sözünü hatırlatan Babuşcu, “Madem manipülasyonlar ‘biliniyor’, neden gerekli adımlar atılmıyor?” diye sordu. Paylaşımını “Finansal piyasalarda güven, söylemle değil zamanında müdahale ve şeffaf denetimle sağlanır” cümlesiyle bitirdi.
  • 12 Kasım 2025 – Serbest fon düzenlemesi sorusu: “Serbest fonlarda yeni düzenlemeler nelerdir? Tam serbestliğe devam mı, yoksa sınırlı serbestlik mi geliyor? Ne zaman açıklanacak?”
  • 12 Kasım 2025 – Para piyasası fonları sorusu: Aynı gün ikinci bir paylaşımda para piyasası fonlarına ilişkin yeni düzenlemelerin ne olduğunu ve ne zaman açıklanacağını sordu.
  • 14 Kasım 2025 – “Denetimsiz serbestlik yatırımcıyı yakıyor”: “Serbest Fonlarda Büyük Risk: Denetimsiz Serbestlik Yatırımcıyı Yakıyor” başlığıyla konuyu yeniden gündeme getirdi.

Şimşek o tarihte ne söylemişti?

Babuşcu’nun atıf yaptığı konuşma 4 Kasım 2025’te, 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılışında yapıldı. Şimşek burada bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını ve bu alanda düzenleme eksikliği bulunduğunu bildiklerini söylemiş, manipülasyonla mücadelenin dozunun artırılacağını belirtmişti.

Babuşcu sorunun kaynağını nerede görüyordu?

Babuşcu, paylaşımların ardından 16 Kasım 2025’te Banka Dünyası’nda yayımlanan “Serbest Fonlarda Aşırı Oynaklık: Yapısal Riskler Neler?” başlıklı yazısında görüşlerini ayrıntılandırdı. Yazıda, 12 Kasım 2025 itibarıyla Türkiye’de 1.357 serbest fon bulunduğunu, bunların 333’ünün TEFAS’ta işlem gördüğünü aktardı ve sert değer kayıplarının temel nedeni olarak bazı fonların derinliği düşük hisse senetlerine sınırsız biçimde yatırım yapabilmesini gösterdi.

Babuşcu aynı yazıda, olağanüstü bir durum yokken fon değerinin neredeyse sıfıra inmesinin “normal piyasa riski” ile açıklanamayacağını, bu tür fonlarda SPK’nın ve saklayıcı kuruluşların gözetim ve inceleme yükümlülüğü bulunduğunu savunmuş; müdahale edilmemesi halinde yatırım fonlarının kötüye kullanıma açık hale geleceği ve sermaye piyasalarına güvenin zedeleneceği uyarısında bulunmuştu.

Sonrasında ne oldu?

Eylül 2026’da SPK çok sayıda fon için tasfiye kararı aldı. Reuters’ın aktardığına göre karar, yaklaşık 20 milyar dolar büyüklüğündeki 131 fonu kapsadı; Borsa İstanbul eylülde yüzde 20’ye yakın geriledi. Konuya ilişkin adli soruşturma sürüyor; soruşturma kapsamındaki iddialar henüz yargı kararına bağlanmış değil.

Krizin ardından hazırlanan Sermaye Piyasası Kanunu değişiklik taslağı, fonlar için erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi öngörüyor. Sistemin devreye gireceği durumlar arasında, bir fonun veya aynı gruba ait fonların sığ bir hissedeki payının izaha muhtaç biçimde artması da yer alıyor. Bu başlık, Babuşcu’nun 2025’te işaret ettiği “derinliği düşük hisselerde sınırsız yatırım” sorunuyla örtüşüyor.

Denetimin zamanlamasına yönelik eleştiri kriz sonrasında başka isimlerden de geldi; Yapı Kredi’nin eski genel müdürü Burhan Karaçam da denetim mekanizmasının geciktiğini söylemişti.

Babuşcu’nun paylaşımlarında adı geçen fonlara ilişkin veriler, kendisinin o tarihte TEFAS üzerinden aktardığı değer kayıplarıdır; bu fonların sonraki süreçteki hukuki durumuna dair bir değerlendirme içermemektedir.

  • alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
    0
  • e_lendim
    Eğlendim
    0
  • be_endim
    Beğendim
    0
  • be_enmedim
    Beğenmedim
    0
  • d_nceliyim
    Düşünceliyim
    0
  • _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
    0