Ziraat Bankası, Halkbank ve Ziraat Katılım Bankası’nda örgütlü Öz Finans-İş Genel Başkanı Ahmet Eroğlu Toplu İş Sözleşmesi ve üyelerin sendikadan istifa iddiası ile ilgili Banka Dünyası’na aşağıdaki açıklamaları yapmıştır.
Ahmet Eroğlu’nun açıklamaları:
Sayın Banka Dünyası,
Sendikamızla yetkili olduğumuz bankalarımız arasında yıl sonuna kadar geçerli olan bir toplu iş sözleşmemiz var. Bu sözleşme yürürlükte olmasına ve önümüzdeki dönem için de resmi TİS sürecimiz başlamış olmasına rağmen; ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan fiyatlar, kira ve emlak fiyatlarında yaşanan aşırı yükselme ve bankacı arkadaşlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve devlet memurlarına verilen seyyanen ücret artışının yükünü dikkate alarak; Kasım ayında ücret zammı yapılarak Vakıfbank ve İş Bankası gibi yılda iki kez ücret artışı sistemine geçilmesini biz gündeme getirdik. Yine diğer bankalarda olduğu gibi enflasyon artı enflasyonun %10 oranında refah payı verilsin dedik. Memurlara verilen seyyanen zammın, bankalarımızca belirlenecek bir rakam üzerinden, bize de uygulanmasını ve Görev yeri ödemelerinin en az yüzde yüz artması gerektiğini her yönü ile ortaya koyduk ve talep ettik. Bunları sendika olarak talep eden taraf olduk. Bütün herkesle de görüştük, toplantılar yaptık. Düne kadar da bir tek sorun yoktu ve neredeyse de imza aşamasına getirmiştik.
Son anda hukuki ve idari bir engel çıktı ve bunda da bizim dahlimiz yok. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 35.ci maddesinde “imzalan toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresi, uzatılamaz ve geriye çekilemez” hükmü var. Bundan dolayı da ek protokol ile ancak aşılabilecek bir durum söz konusu. Halen de Kasım’da ek protokol ve ek bordro olsun diye çaba sarf edilmektedir.
Kamuda bir kararın alınıp uygulanması, taktir edersiniz ki, bir prosedüre bağlı olarak yapılabilir. Bu süreç devam ediyorken sendika olarak sürece müdahil olmanız söz konusu değildir.
1 Kasım’a taleplerimizin yerine getirilmesi gerçekleşmeyince bunun stresi elbette herkesi etkiliyor. Süreç olumlu olsun, arkadaşlarımız sıkıntıdan kurtularak ekonomik olarak rahatlasın, bankalarımızın yöneticileri de çalışan memnuniyetini kazanmanın mutluluğunu yaşasın diye uğraşıyoruz. İnşallah olur olmazsa da yılbaşında alacağımızı alır ve yılda iki dönem ücret artış sistemine de geçeriz. Çok şükür empati kurup yaşananları anlamayacak kadar basiretsiz değiliz.
Arkadaşlarımızı istifaya zorlayan ya da sendika yönetimini istifaya davet eden arkadaşlarımız bilsin ki; biz bu süreçte “hadi başkanım, siz yürüyün, biz arkanızdayız” sesleri duymak istiyoruz. Arkadan hançerlenip, sendikayı güçsüz duruma düşürüp, kazanımların önünde set olanları görmek istemiyoruz. Bu arkadaşlarımızın da yanlış yaparak, bütün arkadaşlarımıza zarar verdiklerini görmelerini istiyoruz. Biz can derdindeyken, arkadaşlarımız artan enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilirken ve bir çare bulabilmek için çırpınırken, birilerinin çıkıp bu durumumuzdan yararlanmaya çalışması da gücümüze gidiyor. Telegram, whatsup gruplarında ve bu mecrada, binlerce istifa söylentileri ile arkadaşlarımızı istifaya davet edenlerin durumunu da üyelerimizin taktirine arz ediyoruz.
Bütün arkadaşlarımız rahat olsun, TİS dönemi olmamasına karşılık istenmesi gereken ne varsa istiyoruz ve taleplerimizi de iletip görüşmeler yaptık. Bu arada, resmi TİS sürecimiz de başladı. Taleplerimizin arkasındayız. Çok şükür, geriye dönüp keşke şunu da yapsaydık, şu görüşmeyi de gerçekleştirseydik diyeceğimiz hiçbir şey yok. Alnımız açık ve sendika olarak yapılması gereken ne varsa da yapma gayreti içindeyiz.
Ahmet Eroğlu/ Öz Finans-İş Genel Başkanı

