Hazine eski Müsteşarı ve iktisatçı Mahfi Eğilmez, kişisel blogu “Kendime Yazılar“da yayımladığı son yazısında şirketlerin kırılgan noktalarını Aşil topuğu benzetmesiyle ele aldı. Mahfi Eğilmez’e göre dışarıdan kusursuz görünen şirketler, liderler ve hatta ülkeler bile gözden kaçırılan küçük bir zayıflık nedeniyle büyük krizlerle karşılaşabilir.
Eğilmez, mitolojideki Aşil’in tek zayıf noktası olan topuğundan aldığı yarayla ölmesi hikâyesini iş dünyasına uyarladı. Büyük kayıpların her zaman büyük tehditlerden gelmediğini vurgulayan Eğilmez, “Ancak kendi zayıf noktalarımızı halının altına süpürdüğümüzde, onları yok etmiş olmuyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Bu yaklaşımın kriz dönemlerinde kurumları savunmasız bıraktığını belirtti.
Mahfi Eğilmez hangi zayıflıklara dikkat çekti?
Eğilmez, şirketlerin karşılaşabileceği riskleri önce siber güvenlik üzerinden örneklendirdi. Buna göre en gelişmiş güvenlik altyapısına sahip bir şirket bile tek bir çalışanın şifresinin çalınmasıyla büyük bir krize sürüklenebilir.
Ülkeler açısından ise enerji bağımlılığını örnek gösterdi. Askeri savunması çok güçlü olan ülkelerin bile dışa bağımlı enerji kaynakları nedeniyle kritik bir kırılganlık taşıyabileceğini belirtti. Eğilmez’e göre bir alandaki güç, yapısal zayıflıkları tek başına ortadan kaldırmıyor.
Vizyon sahibi yönetici neden yetmiyor?
Şirket yönetimindeki risklere de değinen Mahfi Eğilmez, bir yöneticinin vizyon sahibi olmasının başarılı bir yönetim için tek başına yeterli olmadığını yazdı. Eleştiriye kapalı vizyoner bir liderin tüm ekibi olumsuz etkileyerek kurumsal yapıya zarar verebileceğini ifade etti. Eğilmez, insanların en sert savundukları alanların çoğu zaman en hassas noktaları olduğuna da dikkat çekti.
Şirketler zayıf noktalarını nasıl yönetmeli?
Eğilmez, zayıflıkların varlığının başarısızlık olarak görülmemesi gerektiğini, asıl önemli olanın bunları önceden fark etmek olduğunu vurguladı. “Zayıf noktalara sahip olmak bir başarısızlık göstergesi değildir” diyen Eğilmez’in risk yönetimi için öne çıkardığı adımlar şöyle:
- Zayıf noktaları belirlemek için bağımsız denetim mekanizmaları ve stres testleri kullanmak,
- Yalnızca güçlü yönlere odaklanmak yerine dışarıdan gelen yapıcı eleştirileri kalıcı bir geri bildirim kültürüne dönüştürmek,
- Zayıflıkları kurumların doğal bir parçası olarak kabul edip tespit edildikten sonra koruyucu stratejiler geliştirmek.
