Kur Korumalı Mevduat nasıl tasfiye edilebilir?
  1. Anasayfa
  2. Genel

Kur Korumalı Mevduat nasıl tasfiye edilebilir?

0

3 trilyon liralık hacmiyle adeta bir bombaya dönüşen kur korumalı mevduatın nasıl tasfiye edileceği konusundaki çözüm önerilerini Prof. Dr. Şenol Babuşcu 10Haber’deki köşe yazısında analiz etti.

Prof. Dr. Şenol Babuşcu’nun köşe yazısı;

Kur korumalı mevduat (KKM) yeni bir finansal ürün olarak 21 Aralık 2021 tarihinde uygulamaya girdi ve 1,5 yıldan fazla bir süredir hayatımızda. KKM temelde, kişilerin bulundurdukları döviz mevduatı yerine, bazı döviz türlerinin TL karşısında vade sonunda belirlenen faiz oranından daha fazla değerlenmesi durumunda arada oluşan farkın devlet tarafından garanti altına alındığı bir bankacılık enstrümanı. Amerikan Doları, Euro ve İngiliz Sterlini şeklinde tutulan birikimler Türk Lirası’na çevrilip KKM hesabına dönüştürülerek değerlendirilebilmekte. Bunun yanında TL tasarruf sahipleri de paralarını dövize endeksleyerek bu üründen yararlanabilmekte.

KKM her ne kadar yeni bir finansal ürün olarak tanıtılsa da temel amaç; ülkede elinde döviz olanların TL’ye dönüşünü sağlamak, TL olanların dövize geçişini önlemek ve yurt dışından döviz girişi yaratmaktır. 

KKM uygulamasında yatırımcılara yapılan getiri ödemeleri bankalar ve devlet tarafından birlikte üstlenilmekte. Banka belirli bir faiz oranını öderken, o oranın üstünde oluşan kur farkı ise devlet tarafından karşılanmakta. Bu durum kurlardaki artışa bağlı olarak (ne kadar olacağı belirsiz) devletin sırtına bir ödeme yükü yüklemekte. Dolayısıyla kamu kaynaklarının bir bölümü bu şekilde sisteme katılanlara aktarılmakta. Son döneme kadar devlet tarafından karşılanacak kur farkı ödemelerinin bir bölümü bütçeden halktan vergi olarak toplanan kaynaklardan diğer bölümü ise Merkez Bankası tarafından karşılanmakta idi. En son yapılan değişiklikle devletçe karşılanacak kur farkı ödemelerinin tamamı Merkez Bankasına bırakıldı ve KKM’ye ilişkin maliyetin tamamı böylece bütçe dışına çıkarıldı. Merkez Bankası bugüne kadar bu amaçla yaptığı ödemeleri açıklamamış olup bundan sonra devlet tarafından KKM için katlanılan maliyetin boyutu tamamen belirsiz hale geldi.

Dolayısıyla 2021 yılının sonlarında başlatılan KKM aradan geçen süre sonunda giderek içinden çıkılmaz bir duruma geldi. Başlangıçta belirlenen hedeflerin hiçbiri gerçekleşmezken, bankaların mevduatı içinde KKM önemli bir paya sahip oldu. Rakam büyüdükçe sistemin sona erdirilmesi de zorlaştı. 3 trilyon TL büyüklüğe yaklaşan KKM’nin doları cinsinden yaklaşık 111 milyar ABD doları.

Halen kamuoyundaki yaygın görüş, KKM’nin tasfiyesi aşamasında dövize hücum olacağı şeklinde. Eğer gerekli koşullar oluşturulmadan tasfiyeye gidilirse bu görüş doğru.

Peki KKM nasıl tasfiye edilebilir?

Kurların yükseleceği beklentisinin olduğu ve diğer yatırım araçlarının yeterince getiri sağlamadığı bir dönemde bu tasfiye yapılmaya kalkışılırsa KKM’den çıkan paranın çok büyük bir bölümü dövize yönelecek ve piyasalar daha da istikrarsız hale gelecek. Bu nedenle dövizde artış beklentisinin kırılması ve başta faizli ürünler olmak üzere diğer yatırım araçlarının cazip olması çok önemli.

2024 Mart ayında yerel seçimler olduğu düşünüldüğünde, bu döneme kadar alınacak önlemlerin cılız olacağı dikkate alınarak, KKM’nin bu tarihe kadar daha fazla artması önlenmeli ve seçim sonrası tasfiyeye yönelik alt yapı oluşturulmalı.  Seçimden hemen sonra Merkez Bankası faizlerini zirve noktasına taşıyarak TL’yi cazip hale getirip, 2024 sonuna kadar tasfiye edecek şekilde bir planlama yapılmalı.

1- TL bazlı mevduat ve diğer faize dayalı araçların faizlerinin mutlaka ve mutlaka enflasyonun üzerinde olması gerekmekte. Yani TL cinsinden birikim sahibine kesinlikle reel açıdan pozitif kazanç önerilmeli.

2- Tasfiye süreci başlamadan önce döviz rezervlerinin güçlendirilmesi bir gereklilik.

3- Sabit faizli, 3 ay, 6 ay, 12 ay ve/veya 24 ay vadeli fakat sadece bu üründen çıkış yapanlara satılmak üzere özel ve cazip faizli (örneğin piyasa faiz oranı +3 puan ilaveli) bono-tahvil ihraç edilebilir.

4- KKM sahiplerine yönelik enflasyona endeksli TL tahvil çıkarılabilir.

5- Altına endeksli (hatta ilave getirili) tahvil ihraç edilebilir.

6- Bir diğer ürün, bu hesap sahiplerine verilmek üzere cazip faizli eurobond olabilir.

Bu noktada en önemli hususlardan birisi, hesap sahiplerinin gönüllü olarak alternatifleri kabul etmesidir.  Zorunluluk asla olmamalıdır. Aksi taktirde çözüm üretmek yerine yeni sorunlar ortaya çıkabilir. Diğer taraftan KKM müşterisinin yukarıda belirtilen önerilerden bir veya birkaçını tercih etmesi sağlanabilir. Dolayısıyla bu sorun ancak gerçekçi adımlar atılarak, fazla hasar görmeden çözülmelidir.

Kaynak: Prof. Dr. Şenol Babuşcu / 10Haber

  • 4
    be_endim
    Beğendim
  • 2
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir