Fon Dolandırıcılığında Cevapsız Sorular: “Ben Paramı Nasıl Kurtarabilirim?”

Fon Dolandırıcılığında Cevapsız Sorular: “Ben Paramı Nasıl Kurtarabilirim?”

0
Banka Dünyası'nı Google'da tercih edilen kaynağınız yapın!
Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı senerbabuscu.png
Şener Babuşcu

Her gittiğim yerde konuşulan tek konu fon dolandırıcılığı. Bu konuda sosyal medyadan da o kadar çok mesaj geliyor ki… Herkesin tek derdi, haklı olarak, “Ben paramı nasıl kurtarabilirim?”

Maalesef bu, bile bile gelen bir kriz. Bakan Şimşek, Kasım 2025’te bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerini açıklamıştı. O tarihten sonra maalesef bu fonlarla ilgili harekete geçilmedi. Neden? SPK, BDDK ve Borsa İstanbul neden bir aksiyon almadı? Bakan Şimşek’i engelleyen mi oldu? Bunu bilemeyiz.

Sonuçta fon dolandırıcılığında kamu kurumlarının çok büyük bir görev ihmali bulunuyor. Peki bu kurumlarda istifa var mı? Şu an için yok. Olayda ihmali bulunanlar şimdi olayı çözmekle görevli. Acaba kendilerini suçlu gösterecek bir karar alabilirler mi?

SPK Eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkındaki soruşturma ne âlemde? Unutuldu galiba… Çünkü her türlü olay onun döneminde gerçekleşti.

Bu arada fon dolandırıcılığıyla ilgili halkı birinci derecede bilgilendirmesi gereken kişi kim? Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek. 26 gündür hiçbir açıklaması yok. Herhangi bir televizyon kanalına çıkıp gazetecilerin sorularını yanıtlamadı. Gerçi soru soran, olayı ortaya çıkarmaya çalışan gazeteciler de ev hapsinde…

Peki sonuç ne olacak? Tahminlerimi mi yazayım? Maalesef bu fonların pek çoğunun içi boş. İlgili kurumlarca denetlenmediği için tam bir nitelikli dolandırıcılık vakası. Çok ciddi bir geri alım (clawback) yapılmadığı takdirde bu paraları toplamak çok zor.

SPK bültenleri ve bu konuyla ilgili verilen kanun teklifi ise tam bir bulmaca. Şu anda hukukçular ve ekonomistler bu bulmacayı çözmek için sosyal medyada emek harcıyor. Düne kadar bu fonlar hakkında sosyal medyada övgü dolu sözler paylaşan ekonomistler ise şimdi sütten çıkmış ak kaşık.

Gelelim sonuçlara… O kadar karmaşık bir yapı var ki… 16 Eylül saat 13.30’dan önce emir verenler, SPK’nın 79. maddesindeki takasın kesinliği ilkesine göre paralarını öncelikli olarak almak zorunda. Eğer alamazlarsa büyük yatırımcılar küçük yatırımcıların zararını karşılayacak. O zaman hükümet, sayıca çok daha fazla olan küçük yatırımcıları kurtararak siyasi hesaplarla “oy” kaygısı taşımış olacak.

Tasfiyeye kalan yatırımcılar ne olacak? Onlar paralarına ne zaman kavuşacak? Sonuçta yeni kanun teklifinde herkes aynı torbaya konuyor. Kimse ne kadar para alacağını ve öncelikli olup olmadığını bilmiyor. En önemlisi de herkes ana parasını alabilecek mi? Maalesef bu bulmacayı çözmek mümkün değil.

Bence:

  • Öncelikle tasfiye edilen fonların portföy dağılım raporları açıklanmalı. Fonlarda ne kadar varlık olduğunu herkes görmeli.
  • Ne kadar PBLK’lı var? Tasfiyeye kalan kaç kişi var? Bunlar açıklanmalı.
  • Ödeme planı tarih tarih açıklanmalı. Böylece herkes ne zaman para alacağını bilmeli.
  • Fonlarda ve hisse senetlerinde içeriden bilgi alarak önceden çıkış yapanların isimleri tek tek açıklanmalı.
  • Bu kişilerin tüm mal varlığına el konulmalı; bu konuda kimsenin gözyaşına bakılmamalı.
  • Bu kişiler yalnızca haksız elde ettikleri kazançları iade ederek soruşturmadan kurtulmamalı. Kanunun öngördüğü hapis cezaları bizzat uygulanmalı ki bundan sonra kimse bu işlere kalkışmasın.

Sonuç olarak tahminim, fon dolandırıcılığının ülkenin gündeminde daha uzun süre kalacağı yönünde. Çünkü Türkçemizde bir deyim var: “İnsanın canını al, parasını alma.”

  • alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
    0
  • e_lendim
    Eğlendim
    0
  • be_endim
    Beğendim
    0
  • be_enmedim
    Beğenmedim
    0
  • d_nceliyim
    Düşünceliyim
    0
  • _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
    0