Dünyanın önde gelen kripto para borsalarından Bybit‘in CEO’su Ben Zhou, şirketi Türkiye’de bireysel ve kurumsal kullanıcıların günlük finansal ihtiyaçlarını tek noktadan karşılayan bir “süper uygulamaya” dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Zhou, ürün yelpazesini tamamlamak için Türkiye’de alınabilecek yeni lisansları da değerlendirmeye başlayabileceklerini belirtti.
Ben Zhou’nun açıklamaları, Fintechtime’ın Ekim sayısı için gerçekleştirdiği özel röportajda yer aldı. Fintechtime’dan Funda Güleç Yalçın’ın sorularını yanıtlayan Zhou; Türkiye’deki lisanslama sürecinden bankalarla ilişkilere, stablecoin’lerden yapay zekaya ve güvenliğe kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Bybit’e Göre Türkiye İlk Beş Pazar Arasında
Zhou, herhangi bir küresel kripto borsasına sorulduğunda Türkiye’nin kesinlikle ilk beş pazar arasında gösterileceğini söyledi. Bunun nedenlerini sıralayan Zhou, genç nüfusa sahip gelişmekte olan ekonomilerde kripto benimsenmesinin daha hızlı gerçekleştiğini, yerleşik finansal sisteme duyulan güvenin ABD gibi gelişmiş piyasalardaki kadar güçlü olmamasının da yeni teknolojilerin daha hızlı benimsenmesine yol açtığını belirtti.
Zhou’ya göre Türkiye’yi farklılaştıran bir diğer unsur, ülkenin enflasyon deneyimi. Bu deneyimin kripto benimsenme oranını yüksek seviyelere taşıdığını ifade eden Zhou, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun da ticaret ve alım satım faaliyetleri açısından ülkeye özel bir yer kazandırdığını vurguladı.
Lisanslama Sonrası Rekabet Nasıl Şekillenecek?
Türkiye’deki kripto düzenlemelerinin hâlâ erken bir aşamada olduğunu belirten Zhou, platformların lisans başvurularını yaptığını ve sektörün lisanslı bir yapıya doğru ilerlediğini hatırlattı. Zhou, düzenleyicilerin kara para aklamanın önlenmesine, yaptırım kontrollerine ve güvenliğe büyük önem verdiğini, perakende kullanıcıların korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Önce güvenli bir altyapının kurulması, ardından inovasyonun konuşulması gerektiği yaklaşımına katıldıklarını da ekledi.
Türkiye’de Binance, OKX ve Bybit gibi küresel oyuncuların yanı sıra Paribu ve BtcTurk gibi güçlü yerel platformların bulunduğunu hatırlatan Zhou, lisanslama çerçevesiyle bu iki tarafın birbirine yaklaşacağını öngördü. Zhou’ya göre bugün yerel oyuncular daha çok Türk lirası ile kripto arasındaki giriş-çıkış kanallarına, küresel oyuncular ise ürün inovasyonuna odaklanıyor. Lisanslama sonrasında yerel platformların ürün yetkinliklerine, küresel platformların ise yerelleşmeye daha fazla ağırlık vermesini bekleyen Zhou, artan rekabetin kullanıcılara daha iyi fiyatlandırma ve daha iyi ürünler olarak yansıyacağını söyledi.
Yerelleşmenin önemine de değinen Zhou, Türkiye’de bir ofisleri ve yerel çalışanları bulunduğunu, Bybit TR ürününün yerel kullanıcıların beklentileri doğrultusunda küresel üründen oldukça farklı tasarlandığını belirtti.
Bankalarla Rekabet Değil İş Birliği
Türk bankalarının kripto varlık saklama alanına giderek daha fazla dahil olmasıyla ilgili soruya Zhou, rekabetten çok iş birliği öngördüğünü söyledi. Müşterilerin yatırım için kriptoya yönelse de yine bir bankaya ihtiyaç duyduğunu, bankaların ise saklama ve likidite gibi alanlarda gerekli teknolojiye çoğu zaman sahip olmadığını belirten Zhou, kripto platformlarının bankalara bir tür teknoloji sağlayıcısı olarak likidite ve saklama çözümleri sunabileceğini ifade etti.
“Dünya Tek Para Uygulamasına Doğru Gidiyor”
2018’de bir kripto borsası olarak yola çıkan Bybit’in bugün daha geniş kapsamlı bir finansal platforma dönüştüğünü anlatan Zhou, insanların bankacılık, yatırım, kripto ve ödeme işlemleri için bugün hâlâ farklı uygulamalar kullandığını hatırlattı. Kripto ve yeni teknolojilerle birlikte bu ayrımın ortadan kalkmaya başladığını belirten Zhou, hem kripto şirketlerinin hem de bankaların tüm bu hizmetleri tek bir yerde toplamaya çalıştığını ve küresel eğilimin “tek para uygulaması” modeline doğru ilerlediğini söyledi.
Bybit’in ürün yelpazesini hisse senetleri, opsiyonlar ve tahmin piyasaları gibi kripto dışı alanlara genişlettiğini belirten Zhou, buna rağmen kriptonun şirketin DNA’sında ve inovasyonunun merkezinde kalmaya devam edeceğini vurguladı. Zhou, şirketin Avrupa Birliği’nde tamamen lisanslı olduğunu ve orada en büyük gündem maddesinin geleneksel varlıkların tokenizasyonu olduğunu da aktardı.
Stablecoin’ler ve Yapay Zeka
Zhou, Türkiye’nin muhtemelen kurumsal B2B sınır ötesi ödemelerde dünyanın en büyük stablecoin kullanıcılarından biri olduğunu söyledi. Bireysel kullanıcıların da stablecoin’leri farklı amaçlarla yoğun biçimde kullandığını belirten Zhou, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu için ise Türkiye’de düzenlemelerin bu alana genişlemesini beklemek gerektiğini ifade etti.
Yapay zeka konusunda ise Bybit’in bu teknolojiyi şimdilik yardımcı bir araç olarak konumlandırdığını, her işlem için nihai onayın kullanıcıda kaldığını belirtti. Gelecekte yapay zeka ajanlarının insanlar adına ödeme yapacağı bir dönemde kriptonun “yapay zekanın para birimi” haline gelebileceğini düşünen Zhou, bunun için hem çok sayıda güvenlik katmanına hem de henüz hazır olmayan bir hukuki çerçeveye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
1,5 Milyar Dolarlık Saldırının Ardından “Sıfır Güven”
Röportajda Bybit’in Şubat 2025’te yaşadığı ve yaklaşık 1,5 milyar dolarlık kayba yol açan güvenlik olayı da ele alındı. Olayla ilgili ayrıntılar için Bybit hacklendi haberimize göz atabilirsiniz. Zhou, olayın nedenlerinden birinin kullandıkları üçüncü taraf hizmet sağlayıcısı ve bu sağlayıcıda çok fazla varlık tutulması olduğunu belirterek, sonrasında politikalarını tamamen değiştirdiklerini ve artık “sıfır güven” (zero trust) yaklaşımı uyguladıklarını söyledi. Bybit’in cüzdanlarını farklı yapılara bölerek tek bir saldırının büyük miktarda varlığı etkilemesini önlemeyi hedeflediğini aktardı.
Zhou, Türk düzenleyicilerin varlıkların ayrıştırılmasına ve yerel yapının küresel yapıdan ayrılmasına önem vermesini de doğru bulduğunu belirtti. Mevcut düzenlemeler kapsamında soğuk ve sıcak cüzdanlar dahil her şeyin Türkiye’de yerel olarak yapılandırılması gerektiğini hatırlatan Zhou, böylece küresel ölçekte yaşanabilecek bir olayın yerel kullanıcıları etkilememesinin amaçlandığını söyledi.
Bybit’in Türkiye Hedefleri
Önümüzdeki üç ila beş yıla ilişkin hedefleri soran Fintechtime’a Zhou, Türkiye’de belirli sayıda bireysel müşterileri olsa da henüz toplumla ve kurumlarla güçlü biçimde entegre olmadıklarını kabul etti. Gelecekte daha geniş bir kullanıcı kitlesine ve kurumsal müşterilere hizmet vermeyi hedeflediklerini belirten Zhou, Bybit’i küresel para transferi, stablecoin ile ödeme ya da başka türlü erişilemeyen yatırım ürünlerine ulaşım gibi günlük ihtiyaçlar için kullanılan bir süper uygulamaya dönüştürmek istediklerini söyledi. Zhou, şirketin amacının yerel kullanıcılara küresel finansal fırsatları açmak ve Türkiye’deki nitelikli yerel varlıkları küresel pazara taşımak olduğunu ifade etti.
