ABD’de bankaların iflası tedirginliğe neden oldu… Domino etkisiyle Türkiye’ye sıçrar mı?
  1. Anasayfa
  2. Genel

ABD’de bankaların iflası tedirginliğe neden oldu… Domino etkisiyle Türkiye’ye sıçrar mı?

0

2008 küresel finans krizi sonrası ABD’de iki bankanın iflas etmesi “Yeni bir kriz dalgası yaratır mı?” endişesine neden oldu. Ekonomistler yanıtladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Silicon Valley Bank (SVB) ile Signature Bank iflas etti.

ABD’nin büyük bankaları arasında 16’ıcı sırada yer alan SVB’nin 31 Aralık 2022 tarihi itibariyle toplam varlıklarının yaklaşık 209 milyar dolar, toplam mevduatının da yaklaşık 175,4 milyar dolar olduğu aktarıldı.

Signature Bank’ın ise aynı tarih itibariyle yaklaşık 110,4 milyar dolarlık varlığı ve yaklaşık 88,6 milyar dolarlık mevduatı olduğu kaydedildi.

ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), her iki bankaya da kayyum atandığını açıkladı.

İflas, 2008 küresel finansal krizinden bu yana ABD’de kayıtlara geçen en büyük banka iflasları arasında yer alıyor.

Bu türden en büyük iflas, 2008 krizi sırasında Washington Mutual tarafından yaşanmıştı.

Banka iflasları hisse senedi piyasasını olumsuz etkiledi

Banka iflasları küresel piyasalarda da tedirginliğe yol açtı. 

Özellikle SVB’nin iflası ABD ve Avrupa’da hisse senedi piyasasını olumsuz etkilerken, bankacılık hisselerinde genel olarak düşüşe neden oldu.

Peki, iflaslar domino etkisi yapar mı? Türkiye için bir risk teşkil ediyor mu?

Ekonomistler, konuyu Independent Türkçe’ye değerlendirdi.

“Düşük faizli devlet tahvili risk oluşturuyor”

Eski Banka ve Aracı Kurum Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hasan Eken, özellikle SVB’nin iflas sebebinin regülasyonların yetersizliği ve yetersizlik nedeniyle bankanın düşük faizli yüklü miktarda tahvil yatırımın yapmış olmasına başladı.

Eken’e göre yüklü miktarda düşük faizli tahvil satın alınıp faiz oranı yükseldiğinde tahvillerin piyasa değeri düşüyor ve yatırım yapan banka büyük zararla karşılaşıyor, hatta iflas edebiliyor.

Her bankanın bilanço ve yatırımlarının farklı olduğu için iflasların domino etkisi yaratmayacağını belirten Eker, muhtemel riskler için de şu uyarıda bulundu:

Faiz düşürüldüğünde döviz ve piyasa faizini tutmak zor oluyor. Hükümet dövizi tutmak için çok sayıda tedbir aldı ve bankaları bu tedbirlere uymaya zorladı. Tedbirlerden biri de düşük faizli devlet tahvillerinin satın alınması ve bankacıların bilançolarına depo edilmesiydi. Türkiye’de çok sayıda banka düşük faizli devlet tahvili satın almak zorunda bırakıldı ve bu da şöyle bir risk oluşturuyor; eğer ilerde faiz oranı yükselir ve bu tahvillerin değeri astronomik bir şekilde düşerse, bu da bankaların ekonomik zararlarla karşı karşıya kalmasına ve hatta iflas etmelerine sebep olabilir.”

“İflas ABD içinde sınırlı kalır”

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Selimler de iflasların Türkiye’ye etki etmeyeceği görüşünde.

2008’deki krizin ABD dışındaki birçok finansal kurumun ABD’deki fonlara yatırım yaptığı için domino etkisi yaptığına dikkati çeken Prof. Dr. Selimler’e göre, şu an Türkiye için bir risk söz konusu değil. Yayılma etkisinin olması için diğer ülke kurumlarının iflas eden bankalarda yatırımının olması gerekir ki Türkiye’nin şu an böyle bir bağlantısı yok.

İflasın en büyük nedenlerinde birinin Federal Rezerv Bankası’nın (FED) faiz artırımları olduğunu ABD’li birçok ekonomistin de benzer görüşü savunduğunu kaydeden Selimler, “Faiz artırımları bu bankaların portföyündeki tahvillerin değerini düşürdü ve banka sermaye artışına gitti. Artış güvensizlik yarattığı için müşteriler mevduatını çekmek için bankaya hücum etti. Mevduat kısa vadeli ve yatırımı da uzun vadeli olunca müşterilerinin talebini karşılayamadı ve likidite krizine girdi. Bu bankanın kendi içinde yaşamış olduğu bir sorun. Dolayısıyla bunun Türkiye için herhangi bir sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum. Diğer ülkelere de etkisi olmaz ve ABD içerisinde sınırlı kalır” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye olarak ders çıkarmalıyız”

Ekonomist Mustafa Sönmez ise iflasların ABD dışına etkisini değerlendirmek için erken olduğu görüşünde.

ABD yönetiminin bulaşıcı etki yaratmaması için çeşitli tedbirler aldığını hatırlatan Keskin, “Özellikle bulaşıcı etki yaratmaması için bütçeden belli kaynakları kullanarak bunu lokalize etmeye, ülke içinde tutmaya çalışılıyor. Bir anlamda finans sektörüne yayılmaması ve panik olmaması için gayret gösteriliyor” diye konuştu.

Banka krizinin Türkiye’ye bir etkisinin olmayacağını ancak Türkiye’deki bankaların özellikle hükümetin zorladığı düşük faizli tahvili stok etmeleri tehlikeli bir durum yarattığının altını çizen Keskin, sözlerini şöyle tamamladı:

Buradan çıkarılacak ders budur. Türkiye’de bankalar düşük faizli tahvil biriktirmeye zorlanıyorlar. İlerde faizlerin artması halinde tıpkı oradaki bankaların başına gelen gibi Türkiye’deki bankacılık sisteminin başına gelir. Bizim buradan sadece bir ders çıkarmamız gerekiyor ama oradan buraya bir bulaşıcılık olmasını tahmin etmiyorum.”

Kaynak: The Independentturkish

  • 1
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir