Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, faizlerde temmuz ayında gevşeme, eylülden sonra da düşme beklediklerini söyledi.
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, THY ile Miles and Smiles ortaklığının 25. yılında oluşturulan özel kredi kartının tanıtımında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Akten, temmuz ayında faizlerde gevşeme beklediklerini söyledi.
İşte Akten’in açıklamaları:
“Temmuz toplantısında faizlerin yükseltilmesini beklemiyoruz, onu bir söyleyebiliriz. Ama üst bantta belki biraz daha aşağıya gelebilir, biraz gevşeme bekliyoruz. Bu önümüzdeki iki ayın, yani bu ay ve ertesi ayın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Malum şu anda gördüğümüz kadarıyla özellikle gıda fiyatlarında bir aşağı geliş var. Bu sene bildiğimiz kadarıyla bol yağmurlu ve verimli geçti. Bu da enflasyonu aşağı yönlü etkileyecek. Ürün fiyatlarında da zaten o baskı çok azaldı geçmişe oranla. Gıdada %20 civarında bir enflasyonu gösteriyorlar. Hizmet sektörü biraz daha yukarıda. Dolayısıyla ben enflasyonun daha iyi olacağını bekliyorum.
Savaş bize 4-5 ay rötar getirdi, beklentimiz Merkez Bankası’nın önümüzdeki toplantısıyla beraber en azından üst bandın biraz gevşeyeceği, efektif olarak da aslında faizin aşağı gelmesi.”
“Gevşeme temmuz ile başlayacak”
“Temmuz toplantısıyla beraber benim beklentim biraz gevşemenin başlayacağı. Şu anda biliyorsunuz %37 politika faizi var ama %40’la repo piyasası dönüyor. O aşağı geldiği zaman o kredi faizlerine de yansıyacaktır.”
Akten, “Özsermaye kârlılığı bankaların enflasyonun altında. Bu noktada ana sermayedardan size nasıl tepkiler geliyor?” sorusunu da şöyle yanıtladı:
“Genel olarak biz enflasyonun gerçekçi olarak aşağı geldiği takdirde, sürdürülebilir şekilde aşağı geldiği takdirde bankacılık sektörüne ve ekonomiye çok destek olacağını düşündüğümüz için sabırla faizlerin ve enflasyonun aşağı gelmesini bekliyoruz diyelim.”
‘Asıl problememiz faizlerin yüksek olması’
Akten yüksek faiz ortamının bankacılığa etkisine ilişkin açıklamasında, “Hep, ‘Bankacılar yüksek faizi sever’ diyorsunuz. Ancak rasyolarımıza baktığımız zaman bizim problemimiz aslında faizlerin yüksek olması. Elimizde bonolar var, verdiğimiz mortgage’lar var, verdiğimiz birçok kredi… Faiz yükselince biz o bakiyelerden zarar ediyoruz” dedi.
Kredi kartı kullanımının artmasıyla NPL artışı da doğal
Akten takipteki alacaklar konusundaki soru üzerine de şunları söyledi:
“Bence BDDK’nın yaptığı iki yapılandırma; yani geçen sene sonunda kasım ayında yapılan ve bu sene 2-3 ay önce yapılan yapılandırma, yani uzun vadeye 60 aya kadar yayma gerçekten müşteride rahatlama yaratıyor.
Biliyorsunuz kredi kartında birçok limitte %40’a yakın bir minimum ödeme var, bu ciddi bir yük. Müşteri ödeme sıkıntısı çektiğinde 30 günden sonra bile biz o yapılandırmayı yapabildik. Bu ciddi bir rahatlık yarattı, birçok müşterimiz en azından bu döngüden çıkabildiler. Ama NPL (Non-Performing Loan, sorunlu kredi) oranları aslında geçmiş yılların üzerinde değil. Yani ben hep bunu söylüyorum; Kovid’den önceki döneme geldi, normalize oldu. Diyebilirsiniz ki bakiyeler yüksek. Çünkü bu kadar senede, 4-5 senede enflasyona paralel olarak harcamalar da arttı. İnsanların kredi kartı enflasyonuyla normal enflasyon farklı; kiranızı kredi kartıyla ödemiyorsunuz, işin bir o tarafı var.
Bir de tabii ki dijitalleşme var. Bugün e-ticaretin bile arttığını düşündüğümüz dünyada ve para yerine daha çok kart kullandığımız bir dünyadayız. Söz konusu durumu parası yani gelir düzeyi yüksek olan grupta da görüyoruz, gelir düzeyi düşük olanda da. Kredi kartı kullanma alışkanlığı zaten yıllar içerisinde, jenerasyonlar içerisinde artış gösterdi. Benim çocuklarım daha çok kredi kartı kullanıyorlar. Şubeye gitmiyorlar. Böyle olduğu ortamda da %40’lar %70’e gelince hiçbir şey olmasa neredeyse %80 daha fazla NPL beklersiniz doğası gereği. Yani kart hacminiz artmış durumda. Onunla alakalı bir durum.”

