İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Bankaların dikkatli davranmaları gereken bir döneme girdik
  1. Anasayfa
  2. Bankalar
  3. İş Bankası

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Bankaların dikkatli davranmaları gereken bir döneme girdik

0

ABD ile İran arasında Umman Dışişleri Bakanı’nın arabuluculuk yaptığı görüşmelerin olumlu yönde ilerlediğine ilişkin haberler vardı ama 28 Şubat sabahı, ağır bir bombardıman haberiyle uyandık. Amerika ve İsrail, başkent Tahran olmak üzere farklı kentleri bombaladı ve İran, dini lider Ayetullah Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey liderini kaybetti. İran’ın ABD’nin Körfez bölgesindeki üsleri ve İsrail’e saldırılarıyla karşılık vermesiyle büyüyen ateş, 25 Mart tarihi itibariyle devam ediyordu.

Savaşın büyümesiyle İran, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattı ve petrol fiyatları 100 doların üzerine yükseldi. Başta Katar olmak üzere Körfez bölgesinden petrol, doğalgaz ve petrokimya ürünlerinin sevkiyatının durmasıyla, bütün dünyada ciddi fiyat yükselişleri yaşandı. Bu sürecin riskleri, olası etkileri ve Türkiye’nin durumunu, Fast Company Dergisi’nden Talat Yeşiloğlu Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’a sordu.

Siz zor dönemlerde konuşup olumlu taraflara dikkat çekip moral veriyorsunuz. Bu dönemde iyimser olmak için 3 etken, neden söyler misiniz?
Savaşın uzun sürmesi kimsenin lehine olmadığı için savaşta 61’inci günü görmeme olasılığımızın daha yüksek olması, değişmekte olan küresel güç dengesinde Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak ön plana çıkışı ve döviz rezervleri, hane halkı borçluluğu, cari açık ve bütçe açığı açısından görece güçlü bir konumda ABD-İsrail-İran savaşına yakalanmış olmamız…

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan çatışmaların uzaması ve Körfez bölgesine yayılması, sizce ne tür riskler yaratıyor?
Doğrudan arz yönlü bir enerji şoku ile karşı karşıyayız. Savaşın uzaması, enerji arzındaki sorunun yanına gıda ve navlun fiyatlarından başlayacak bir artış dalgasının eklenmesi, akabinde de talepte ciddi bir düşüş ve ekonomik aktivitede hızlı bir duruş riski yaratıyor.

Dünyada ve Türkiye’de enflasyonun yükselme riskine karşılık sizce iş dünyasının ne tür önlemler alması gerekiyor?
Bence enflasyonun yükselme riski kısa vadeli bir risk ve savaşın uzaması sonucunda da bu riskten kaçınmak neredeyse imkansız. Asıl risk bu geçici enflasyon sonrası talepteki düşüş ve ekonomik aktivitede yavaşlama, küresel büyümenin yüzde 1’li seviyelere kadar inmesidir. Önlemleri işin bu yönünü düşünerek almakta yarar var.

Finans sektörünün bu ortamda, kredi, faiz ve döviz piyasalarında sizce üstlenebileceği rol nedir?
Böyle bir ortamda likidite ve aktif kalitesi önem kazanacak. Bankalar bu iki konuda dikkatli hareket etmeli, müşterilerinin sorunlarını çözebilecek kapasiteye sahip olmalı ve kendisi bir sorun haline gelmemeli.

Son 40 yıllık süreçte globalde ve Türkiye piyasalarında yaşanan krizleri birebir yaşamış bir yönetici olarak; likidite akışını iyi düzenlemek isteyen, banka ile kredi ilişkilerini, bu zor dönemi hasarsız atlatmak isteyen şirket sahiplerine, yöneticilerine ne öneriyorsunuz?
Serinkanlı ve sağduyulu hareket etmek, paniğe kapılmamak çok önemli. Bu dönemde aceleyle verilen kararların genelde zarara ve pişmanlığa neden olacağını bilmek gerekir. Savaş, yürütülen belirli bir vadedeki ekonomi politikasının etkileri vb geçici veya konjonktürel unsurlarla kalıcı eğilim ve teknoloji değişikliklerini birbirinden ayırarak geleceğe dair sağlıklı kararlar alınabilir. İşinin başında olmak, ihtiyatlı hareket etmek, veriye dayalı olarak karar vermek bu süreçte kritik olacaktır.

Türkiye’nin bu süreçte ekonomi, askeri ve siyasi ilişkilerde üstlenebileceği rol, roller sizce nedir?
Bence tarafsızlığımızı korumayı sürdürmemiz, gücümüzü bize yansıyan sorunları gidermek için kullanmamız ve bu dönemde arabuluculuk, sağduyunun sesi olma ve yapıcılık dışında ilave rol üstlenmememiz hayrımıza olur ki; böyle de yapıyoruz.

DÜNYAYA BAKIŞ
Amerika ve Çin’in doğrudan karşı karşıya kalacağı sevimsiz bir konjonktüre doğru ilerliyoruz. Bu kadar savaş, bu kadar silahlanma, bu kadar hukuksuzluğun hakkından ancak yapay zeka gelebilir, yönetimi yapay zekanın devralacağı bir konjonktüre de tanıklık edebiliriz.

ARAN’DAN 4 ÖNEMLİ SAPTAMA

  1. Bu kadar önemli sorunların yaşandığı dönemde Türkiye’nin avantajları da var. Bölgesel güç olarak öne çıkması, döviz rezervi, hane halkı borçluluğu, cari açık ve bütçe açığı açısından güçlü konumda.
  2. Türkiye’de enflasyonun yükselme riski kısa vadeli bir risk. Ancak, savaşın uzaması halinde biz de bu riskten kaçamayız.
  3. Serinkanlı ve sağduyulu hareket etmek, paniğe kapılmamak gerekiyor. Bu dönemde aceleyle verilen kararların genelde zarara yol açacağını ve pişmanlığa neden olacağını bilmek gerekir.
  4. İçinde bulunduğumuz savaş ortamında likidite ve aktif kalitesi önem kazanacak. Bankaların dikkatli davranmaları gereken bir döneme girdik.

Kaynak: Talat Yeşiloğlu/Fast Company Dergisi

  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir