İktisat Katılım Bankası’nın Faaliyet İzni Tedbiren Bekletildi: BDDK Başkanı Kavcıoğlu Açıkladı

İktisat Katılım Bankası’nın Faaliyet İzni Tedbiren Bekletildi: BDDK Başkanı Kavcıoğlu Açıkladı

0
Banka Dünyası'nı Google'da tercih edilen kaynağınız yapın!

İktisat Katılım Bankası‘nın faaliyet izni, fon piyasasında yaşanan gelişmeler nedeniyle tedbiren bekletildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, fon krizine yönelik kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, bankanın 3 Ağustos’ta faaliyet izni başvurusunda bulunduğunu ancak hesap açma ve faaliyete başlama izninin verilmediğini açıkladı. Kavcıoğlu, bankanın faaliyete geçmediğini ve bu nedenle herhangi bir kamu riski oluşmadığını vurguladı.

İktisat Katılım Bankası’nın faaliyet izni neden verilmedi?

Kavcıoğlu, fonlardaki gelişmelerin nasıl sonuçlanacağını görmek amacıyla tedbir olarak bankanın hesap açma ve faaliyete başlama iznini beklettiklerini söyledi. BDDK Başkanı, İktisat Katılım Bankası‘nın kuruluş işlemlerini tamamladığını, ancak bankacılık faaliyetlerine başlama aşamasına geçmediğini belirtti.

Bankanın sahiplik yapısına da değinen Kavcıoğlu, İktisat Katılım Bankası’nın Katılımevim ve Birevim’in de sahibi olan gruba ait olduğunu hatırlattı. BDDK’nın bankaya kuruluş onayını Aralık 2024’te verdiğini anlatan Kavcıoğlu, o dönemde grubun portföy yönetim şirketinin yeni kurulduğunu ve işlem hacminin oldukça düşük olduğunu, 2024’teki incelemelerde grupla ilgili bir olumsuzluğa rastlanmadığını söyledi. Kavcıoğlu ayrıca bir grubun portföy şirketine sahip olmasının banka kuruluş izni almasına engel olmadığını, pek çok bankanın da portföy ve yatırım şirketleri bulunduğunu ifade etti.

Kavcıoğlu’na göre 2026’daki faaliyet izni sürecinde portföy şirketinin işlem hacmi artmıştı; ancak kurumlar arası yazışmalarda BDDK’ya yansıyan olumsuz bir bilgi bulunmuyordu. Banka izinlerinin yalnızca başvuru dosyası üzerinden değerlendirilmediğini belirten Kavcıoğlu, başvuru sahibi ortaklar ve bağlı oldukları gruplar hakkında kamu kurumlarından bilgi istendiğini, gerektiğinde yurt dışı bağlantılarının da araştırıldığını ve nihai kararın BDDK Kurulu tarafından verildiğini anlattı.

İktisat Katılım Bankası süreci: Kronoloji

TarihGelişme
Aralık 2024BDDK, İktisat Katılım Bankası’na kuruluş onayı verdi
3 Ağustos 2026Banka, BDDK’ya faaliyet izni başvurusu yaptı
17 Eylül 2026SPK, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi
Eylül 2026Emlak Katılım; Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası paylarının devri için BDDK, SPK ve Hazine’ye başvurdu
14 Ekim 2026Fon kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü; Kavcıoğlu faaliyet izninin tedbiren bekletildiğini açıkladı

Emlak Katılım’ın devir sürecinde son olarak Rekabet Kurumu’na izin başvurusu yaptığı da KAP’a bildirilmişti.

Banka izninin değeri 60-70 milyon dolar

Kavcıoğlu, Tera, Destek, Hedef ve İktisat Katılım Bankası ile ilgili süreçlerde tasfiye seçeneğinin de değerlendirilebileceğini, ancak kuruluşların ekonomik değerlerinin dikkate alındığını söyledi. EFT ve SWIFT dahil bankacılık altyapısının tamamlandığına dikkat çeken Kavcıoğlu, bir banka izninin değerinin 60-70 milyon dolar düzeyinde olduğunu, bu nedenle tasfiye yerine ekonomik değerin korunmasının tercih edildiğini belirtti. Emlak Katılım’ın devralma ihtimalinin de bu değerlendirmede etkili olduğunu aktardı.

Tera, Destek ve Hedef gruplarına ilişkin açıklamalar

Banka izinlerine yönelik eleştirileri yanıtlayan Kavcıoğlu, söz konusu grupların finans sektöründe uzun süredir faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Tera Faktoring’e 2008’de, birleşmeyle ilgili izinlerin ise 2015’te verildiğini, Destek Faktoring’in geçmişinin 1996’ya uzandığını, gruplara ait bankalarla ilgili onayların ise 2021 ve 2022’de verildiğini söyledi.

Yönetimleri TMSF’ye devredilen kuruluşlara ilişkin olarak da Kavcıoğlu, Tera Faktoring ve Hedef Destek Faktoring’in devir raporlarında varlık-yükümlülük dengesinin pozitif olduğunu ve kuruluşların zarar durumunda bulunmadığını belirtti. Faktoring şirketlerinin tasfiye edilebileceğini ancak satış yoluyla ekonomik değerlerinin değerlendirilmesinin tercih edildiğini söyleyen Kavcıoğlu, bu yöntemle fon işlemleri nedeniyle mağdur olan yatırımcıların zararlarının en azından bir kısmının karşılanmasının amaçlandığını ifade etti. Grup içi işlemlerle bağlantılı olduğunu belirttiği tahvil ihraçlarına ilişkin ayrıntılı bilginin ise SPK tarafından verilebileceğini söyledi; devir süreçlerine ilişkin raporların milletvekillerine sunulabileceğini de kaydetti.

Fon kanun teklifi neleri kapsıyor?

Kavcıoğlu’nun açıklamalarını yaptığı komisyonda görüşülen “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”, 9 Ekim’de TBMM Başkanlığı’na sunulmuştu. 9 maddelik teklif, SPK’nın 17 Eylül tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesini, varlıkların satışını, yatırımcılara yapılacak ödemelerin koşullarını ve zararların sorumlulardan geri alınmasını düzenliyor. Süreç 455 bin 758 yatırımcıyı ilgilendiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da teklifin yasalaşmasıyla 1 milyon TL’ye kadar anapara ödemelerinin ekim ayında başlayacağını açıklamıştı.

  • alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
    0
  • e_lendim
    Eğlendim
    0
  • be_endim
    Beğendim
    0
  • be_enmedim
    Beğenmedim
    0
  • d_nceliyim
    Düşünceliyim
    0
  • _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
    0