Finans dünyasının kalbi Londra’da devrim niteliğinde bir adım atılıyor. İngiltere’nin önde gelen bankaları, ABD merkezli ödeme devleri Visa ve Mastercard’a olan bağımlılığı sona erdirmek amacıyla kendi ulusal ödeme sistemlerini kurmak için düğmeye bastı.
Küresel finans piyasalarında uzun süredir tartışılan “ödeme sistemlerinde egemenlik” konusu, İngiltere’de somut bir projeye dönüşüyor. İngiliz bankaları, dış kaynaklı siyasi ve ticari risklere karşı ekonomik altyapıyı korumak adına yerli bir ödeme ağı kurmaya hazırlanıyor.
İlk Resmi Toplantı Perşembe Günü
Barclays UK Üst Yöneticisi (CEO) Vim Maru başkanlığında gerçekleştirilecek olan ilk resmi toplantıda, kurulması planlanan yeni ödeme şirketinin çerçevesi çizilecek. Bu girişimle birlikte İngiltere, finansal altyapısını jeopolitik gerilimlerden ve olası teknolojik kısıtlamalardan izole etmeyi hedefliyor.
Neden Yeni Bir Sistem Kuruluyor?
İngiltere Ödeme Sistemleri Düzenleyicisi verilerine göre, ülkede kartla yapılan işlemlerin yaklaşık yüzde 95’i Visa ve Mastercard altyapıları üzerinden gerçekleşiyor. Bu devasa oran, beraberinde bazı riskleri de getiriyor:
- Dışa Bağımlılık: Ekonominin ana damarlarından olan ödeme sistemlerinin tamamen ABD merkezli iki şirketin elinde olması, stratejik bir zafiyet olarak görülüyor.
- Kesinti ve Kısıtlama Riski: Olası bir teknik arıza veya siyasi yaptırım durumunda ekonominin felç olması ve nakit kullanımının baskın olduğu eski dönemlere dönülmesi endişesi hakim.
- Maliyet ve Verimlilik: Bankalar arası doğrudan transfer yöntemlerine odaklanarak kart şemalarına ödenen ücretlerin azaltılması hedefleniyor.
Yeni Yapı Nasıl Çalışacak?
Planlanan sistemin, klasik kart tabanlı ödemeler yerine hesaplar arası doğrudan ödeme (Account-to-Account) yöntemlerini geliştirmesi bekleniyor. Bu sayede ödemeler, arada üçüncü bir global ağa ihtiyaç duymadan doğrudan banka hesapları arasında akacak. Projenin finansmanı Londra merkezli büyük finans kuruluşları tarafından sağlanırken, İngiliz hükümetinin de stratejik destek vermesi öngörülüyor.
Sektör Uzmanları Ne Diyor?
Sektör temsilcileri, bu adımın sadece bir rekabet hamlesi değil, aynı zamanda bir “milli güvenlik” meselesi olduğunu vurguluyor. Avrupa genelinde de benzer arayışlar sürerken, İngiltere’nin bu hamlesinin diğer ülkelere örnek teşkil edebileceği konuşuluyor.

