Kamu bankaları tarafından dağıtılan düşük faizli kredilerin geri ödemesinde aksaklık çıkınca yapılandırmalar devreye girdi. Ekonomist Civelek, iktidarın kredi vererek oy ve itibar kaybını engellemeye çalıştığını belirtti.
Birgün’den Gizem Çilingir’in haberine göre salgının en yoğun hissedildiği dönemde yurttaşa gelir desteği yerine sunulan ucuz krediler kamu bankalarının bilançolarını olumsuz etkiliyor. Kamu bankaları ise bu durum karşısında yapılandırma peşine düştü.
Üç kamu bankası tarafından geliri 5 bin liranın altında olan yurttaşlara 10 bin liraya kadar yüzde 0,49 faizle verilen kredilerin 6 ay ödemesiz dönemi sona erince aksaklıklar yaşanmaya başladı. Geri ödemelerde yaşanan sıkıntılar nedeniyle 2020 yılında kullandırılan düşük faizli pandemi kredileri yeniden yapılandırılmaya başlandı. Bireysel temel ihtiyaç kredisinde uygulanan yapılandırmaya göre aylık faiz yüzde 0,49’dan yüzde 1,42’ye yükseliyor. Vade süresi ise 18 ile 36 ay arasında uzatılacak.
AKLA GELEN BİR NUMARALI YOLU
Yapılandırmayı BirGün’e değerlendiren ekonomist Uğur Civelek, “Bireysel kredi borçları yapılandırılmazsa, iktidar geri dönmeyen kredilere karşılık arayacak, yeni kredi veremeyecek duruma gelecek. Aynı zamanda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu itibar kaybedecek. Bu durumda tek bir seçenek kalıyor, bu kredileri geri dönecek, dönmeyecek bakmaksızın; geri dönecek varsayıp yapılandırmak. Bu, günü kurtarmanın bir numaralı yolu” dedi.
Civelek, bireysel ihtiyaç kredilerinin yalnızca kamu bankaları tarafından verilmesinin tesadüf olmadığını dikkat çekti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun bu durumu görmezden geldiğinin altını çizdi. İktidarın bireysel kredi vererek oy ve itibar kaybını engellemeye çalıştığını belirten Civelek, yapılandırmanın sebebinin, iktidarın kredilerin geri dönüşü olmayacağını anlaması olduğunu söyledi.

